image1

17- 25 Aralık Darbesi  61. Türkiye Hükümetinin dershanelerle ilgili yeni bir kanun tasarısı hazırladığı sıralarda  gülen  cemaatinin çizgisi üzerindeki       GÜLEN ‘in basın organı zaman gazetesinde AK Parti  Hükümetinin girişine sert tepki vererek karalama çalışması başlatıldı. Gazete (14 kasım’da ‘eğitime büyükdarbe’) ,(15 kasım’da ‘böyle bir yasa darbe döneminde bile uygulanmadı ,’),(16 kasım’da önce dershaneleri doğuran sebep kaldırılmalı’),(17 kasım’da ‘kanun zoruyla dershane kapatmaya iş dünyasıda hayır diyor’),(18 kasım’da ‘Türkiye tek ses;eğitimin ve insan yetiştiren kurumların önü kesilmesin’)manşetleriyle sosyal medya ve basında operasyonun  sinyalleri verilmişti.15 kasım 2013 tarihinde gazete dahada ileri giderek DERSHANE ‘ ekiyle birlikte 1.5 milyon adet basılıp dağıtıldı.Buna karşın Başbakan RECEP TAYYİP ERDOĞAN , dershaneleri kapatma kanununun Bakanlar Kurulu ve Meclis ‘ten geçeceğini ilan etti.Olaylar arka arkaya devam etti.Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni EKREM DUMANLI 25 kasım 2013 tarihinde ,köşesinde ‘BAŞBAKAN’a açık mektup(tarihe kısa bir not düşmek için )başlıklı bir yazı yazdı.

Gerilim MEHMET BARANSU  imzalı haberlerle devam etti.MGK ‘nın kararlar ,attığı imzalar gibi haberler deşifre edilmeye, GÜLEN örgütünün  internet ve gazete organları tarafından yayınlar hız sürüyordu.

Herşey basit bir dershane olayı gibi görünürken 15 Aralık’ta eski futbolcu ve AK Parti Milletvekili HAKANŞÜKÜR  partisinden istifa etti.HAKAN ŞÜKÜR, istifasından sonra FETHULLAH GÜLEN’ bir kaç defa  görüştüğünü ve AK Parti’ den ayrılmak istediğini GÜLEN’in kendisini durduğunu açıkladı.Hiç bir şey bu kadar basit değildi.İstifadan 2 gün sonra TÜRKİYE’yi sarsan ‘17 ARALIK RÜŞVET ve YOLSUZLUK OPERSYONU ‘adıyla büyük operasyon başladı.Böylelikle dershane kapatma olaylarını FETHULLAH GÜLEN ÖRGÜTÜ farklı bir yönle devletin,hükümetin farklı büyük kurumlarına operasyon düzenleyerek DARBE GİRİŞİMİNDE bulundu.

17  ARALIK 2013’te aralarında işadamı REZA ZARRAF,HalkBank Genel Müdürü SÜLEYMAN ASLAN ,Fatih Belediye Başkanı          MUSTAFA DEMİR,İş adamı ALİ AĞAOĞLU ve 3 bakanın oğlu (İçişleri Bakanı MUHAMMER GÜLER’ in oğlu BARIŞ GÜLER,Ekonomi Bakanı ZAFER ÇAĞLAYAN’ın oğlu KAAN ÇAĞLAYAN,Çevre ve Şehircilik Bakanı ERDOĞAN BAYRAKTAR’ın oğlu ABDULLAH BAYRAKTAR)’ında aralarında bulunduğu 80’den fazla kişi gözaltına alındı.Bunlardan 24’ü tutuklanırken,polis operasyon sırasında Halk Bankası Genel Müdürü’nün evinde ayakkabı kutuları içinde saklanmış 4.5 milyon doların çıkması ve Muhammer  Güler’in oğlu Barış Güler’ in evinde para sayma makinelerinin çıktığı haberleri sonraki günlerde kamuoyunda ,internetde çokça yer aldı.Herşey planlanmış 17 ARALIK; devletin içindeki PARALEL YAPININ  polis ve yargı kanadı üzerinden  Hükümete, Devlete Operasyonun ilk ayağı ile BAŞLADI.

Herşey belliydi aslında .Olaylar tamamen DERSHANE sürecinin devamıydı.Bu operasyonlarla ülkede sistematik bir yolsuzluk olduğuna  dair algı oluşturmaya çalışan Paralel Yapı ,asıl darbe girişimini 25 ARALIK’ta yapmayı planlamıştı.Savcı Zekeriya Öz’ün dayatması ile polis fezlekesine eklenmek istenen ve liderliğini Başbakan ERDOĞAN’ın yaptığı iddia edilen örgüt şemasına yönelik operasyona kalkışıldı.Amaç belli,hedef belliydi.

HEDEF TÜRKİYE’nin büyümesini yolsuzluk iddialarıyla engellemek,HEDEF ülkesinin derdiyle dertlenen,şuan da halk tarafından seçilmiş İlk CUMHURBAŞKANIMIZ,2013 17-25 ARALIK  operasyonlarında 61.Hükümetin Başbakanı RECEP TAYYİP ERDOĞAN’dı.

Başbakan RECEP TAYYİP ERDOĞAN’ın oğlu BİLAL EDOĞAN gözaltına alıp tutuklanmak isteniyordu.O süreçte BİLAL ERDOĞAN davet  usulü ifadeye çağrılacak daha sonra da mahkemeye sevk edilip tutuklanacaktı.ÇAĞLAYAN’da alternatifler konuşulmuş,eğer BİLAL ERDOĞAN ‘davete icabet etmezse’ KISIKLI’ya gidilecekti.

Aslında olaylar 17 Aralık’tan birbuçuk yıl  önce İstanbul Emniyeti’nin içinde görevden almalar ve yeni atamalar ile devlete diz çökertme girişimine ayak uyduracak kadrolaşma ile başladı.EKİM 2013’ te ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü binasında yükses sesle ‘3 ay sonra bu hükümet olmayacak,herkes ona göre davransın’ sözleri yankılanıyordu.Olası bir erken seçim gündemde yokken,en erken 2014’te yerel seçimlerde sandığa gidilecekken, kimler ne hadle buna cesaret edebiliyordu…Oyun büyük ,senaryo hazır,oyuncular belli,yönetmen ne derse o yapılıyordu.Ama unuttukları bir şey vardı,Millet kendine sevdalı,ülkesinin derdi ile dertlenen lidere güvenmiş onun arkasından yürümeye devam edicekti.

Olaylar hız  kesmeden devam ediyor, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu operasyonları evinde arama yapılan İçişleri Bakanı Muammer Güler’den İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’da Vali Mutlu’dan  öğrendi.Polis teşkilatının iki üst düzey yetkilisi,açıklama yapacak tek bir satır bilgileri olmadığını söylerken aslında devlet  içindeki devletin varlığını dile getirmiş oluyordu.

Herşey daha derin ve farklı boyutlarda devam ederken ,halk Başbakanına ve hükümetine sahip çıktı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı 27 Aralık Sakarya dönüşünde Atatürk Havalimanında  binlerce vatandaşın ‘DİK DUR EĞİLME BU MİLLET SENİNLE ‘tezahürat ve sevgi gösterisiyle karşıladı.

EGEMENLİK YARGININ DEĞİL,EGEMENLİK YÜRÜTMENİN DEĞİL ,EGEMENLİK MİLLETİNDİR.

Hala günümüzde ,internetde 17-25 ARALIK DARBE GİRİŞİMİ üzerinden zaman zaman propagandalar devam etsede millet  ; oynanan bütün oyunların ülkenin geleceğini,istihdamını,gelişmesini engellemek için yapıldığının farkına varmıştır..

TUBA GÜNDÜZ

SULTANGAZİ İLÇE GENÇLİK KOLLARI TANITIM VE MEDYA BİRİM BAŞKANI