FullSizeRender

İnternet kullanımının artmasıyla sosyal medya hesaplarının kullanılması arttı. Ve bu hesaplar öyle kontrol ediliyor ki bir tarafı ABD bir tarafı Çin bir tarafı Afrika hangi devletle ne tür ilişkiye girebileceğimizi bile bazen bulamıyoruz. 17 Aralık sabahı milletin iradesine vurulan veya vurulmaya çalışan darbelerden sadece bir tanesi oldu. Gün geçmedi ki bir ihanet görelim. Sabah twiitter facebook kullanıcıları uyandığında ve buna basın da dahil iktidar-paralel çatışmasını izlediler. Tabi halk ne olduğunu tam olarak anlamıyordu. Neden? Bugüne kadar sadece devlete ve millete çalıştığını söyleyen fetullah gülen hareketi neden bir sabah bizi sırtımızdan vurdu?

Tutuklama kararı verilicek hakim polis ve savcıların bile sosyal medya ayağından tespit edilmişti.    17 Aralık’dan 1 gün önce “ortadan kaybol” telefonu alan Çapkın 17 saat boyunca sırra kadem bastı. Çapkın’a yarın sabah Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı tarihe gömülecek yargı ve polis gerekli hazırlıkları yaptı telefonunu kapat ve kaybol diyenler aslında yıllardır kardeş abi dediklerimiz idi…Çapkın Türkiye Cumhuriyeti’i bir devlet terbiyesiyle yönetilir cevabını verirken karşısında ki ses den alçakça bir cevap geldi “Sayın Çapkın ailenden birinin, kimlerle neler yaşadığını sen de biliyorsundur bu bilgi ve görüntüler bizim elimizde mevcuttur sen dirensen de direnmesen de bu operasyon olacak diyerek kaset örgütlüğünü tekrar gösterdiler. Sosyal medyaya hakim olan bu örgüt ayakkabı kutuları yalanını çıkararak algı yı yönetmeye başladılar. Twitter da sabah akşam gündem yaratmaya başladılar. Türkiye Cumhuriyeti’nin  Başbakanına ağır hakaretler ve ağır ithamlarda bulundular.  Ayakkabı kutusu diyerek sol tarafı da kendilerine bağladılar. Dershaneler in kapanmasıyla birlikte çıldıran paralel örgüt bu sefer de eğitim öğretim hakkı halkın elinden alınıyor diye alçakça bir algı yaratmaya çalıştı. Dershanelerdeki dönen rantı sanki millet bilmiyordu. Devlet haftasonları öğrencilerine bedava kurs imkanı sağladı. Eğitime teşvik amaçlı özel okula giden öğrencilere burs verildi. Öğrenciler Devlet sayesin de özel okul da okuma imkanına erişti. En büyük skandallara imza atmış bu örgüt nerdeyse bütün iş adamlarına bulaştı. Tehditle birlikte himmet adı altında bir çok para toplandı. İş adamları sessiz di çünkü örgüt elinde kaset tutuyordu. Cübbeli Ahmet Hoca’ya da böyle yaklaşıldı. Hocayı içeri attıranlar ona kaset sormadı çünkü bu bir yalandı. Hocaya direk vaaz ı bırakacaksın dendi. İktidarla yakın olan tüm iş adamlarını toplumu etkileyen tüm insanları böyle kullandılar. En büyük oyunlarından biri de MİT tırları… Suriye’deki Türkmen dağına gönderilecek olan yardımı işid adlı terör örgütüne gönderiyorlar diye durduruldu. Hemen bir kaset Jandarma, İstihbarat çalışanlarını göz altına alırken devletin organlarını bir birine düşürdüler. Kasetler Sosyal medya üzerinden  “Türkiye daeş’e mühimmat gönderiyor” diye servis edildi. Bu olayla birlikte ihanetin gerçekliği daha belirgin oldu. Twitter da sözde cemaat adı altında gezinen kendini yazar zanneden müsveddeler sol örgütlerle birleşip Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı çıktılar. 17 Aralık sabahı yeni bir algı operasyonu yaratıldı bu operasyonun adı ‘ 17 Aralık Yolsuzluk Soruşturması’ydı . AK Parti bu süreçte çok sayıda polisi görevden almıştır ve HSYK kanununu değiştirmiştir. 17 Aralık 2013’te aralarında iş adamı Rıza Sarraf , Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan , Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir , iş adamı Ali Ağaoğlu ve 3 bakanın oğlunun aralarında bulunduğu 80’den fazla kişi gözaltına alındı. Ve bunların 24’ü tutuklandı.  Polis operasyonu sırasında Halk Bankası Genel Müdürü’nün evinden ayakkabı kutuları içine saklanmış 4.5 milyon doların çıkması ve Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’in yatak odasından para sayma makinelerinin çıktığı haberleri  medyada ve gazetelerde en ön sayfalarda sürüldü. Halkı gittikçe endişeye düşüren devlet karşıtı paralel örgüt aslında kendi kendisini bitiriyordu. Operasyon hükümet kanadında şok etkisi yarattı , Bülent Arınç “ Operasyonun ne amaçla yapıldığını biliyoruz. Bunları yapanları bulacağız. Devlet içinde kümelenmiş bir örgüt söz konusu ise bunları ortaya çıkartmak boynumuzun borcu olsun.” Şeklinde tepkisini verdi . Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan , operasyonu  “kirli operasyon” olarak adlandırdı. Aynı gün İstanbul Emniyet Müdürlüğünden 5 şube müdürü görevden alındı, aynı zamanda soruşturmayı yürüten savcılar Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç’in yanına 2 yeni savcı , Ekrem Aydıner ve Mustafa Erol atandı. Bir ay sonra soruşturmayı başlatan savcılar Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç görevden alındı. Davaya atanan Mustafa Erol, kendi isteğiyle davadan çekildi. Soruşturma , sonradan atanan savcı Ekrem Aydıner tarafından devam ettirildi. Fetullah Gülen’in ” kim paralelse Allah belasını versin” bedduası daha öncekiler gibi tutmadı. Fuat Avni hesabı paralel devletin en büyük göstergelerinden biriydi. Günümüzde ise Fuat Avni’nin kim olduğu hala bilinmiyor fakat parelelci olduğu kesin.  İnternet kullanımı 17-25 Aralık olayları yüzünden çok azalma oldu. Gerek Twitter , gerek Facebook olsun. Olaylar internet’e o kadar çok yansıdı ki bu yüzden Twitter ve Facebook gerekli sebeplerden dolayı kısa süreliğine kapatıldı. O dönemde ki internet kullanımında %3 azalma meydana geldi. İnternet o dönemlerde yararlı olduğu gibi bir o kadar da zararlıydı. İnternet erişilmesi o kadar derin bir ağ ki… Dönemin bütün olayları , kasetleri ,resimleri internet üzerinden paylaşılıyordu. İnsanlar artık gazete yerine internete bakmayı tercih ediyorlardı. Devlet bu işe el koymak istedi çünkü internetin bu kadar derin olması hükümetin kafasını karıştırıyordu ve işe el atıp interneti geçici olarak kısıtladılar. Manşetlerin hepsi son dakika haberi olarak internette yayınlanıyordu… Örnek ; 14 Kasım’da eğitime büyük darbe , 15 Kasım’da böyle bir yasa darba döneminde bile uygulanmadı , 16 Kasımda önce dershaneleri doğuran sebep kaldırılmalı vs… Sosyal medyada uzun süre en çok konuşulan konu haline gelen bir başka bir konu da yolsuzluk konusu olmuştur. Yalan haberler , ifritalar , çirkin sözler bunların hepsi internet üzerinden Twitterden yürütülmüştür… Günümüzde , internet  17-25 Aralık darbe girişimi üzerinden ara sıra propagandalar devam etse bile millet oynanan bütün oyunların , ülkenin geleceğini engellemek için olduğunu farketmiştir. Özellikle 17-25 Aralık döneminden sonra internet kullanımı Türk halkı için çok önemli bir hale gelmiş durumdadır…

  İHSAN ARSLANOĞLU

  İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ

  SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ