12370711_1723825257847908_5203247827811304977_o

Arama motorları konusuna girmeden önce İnternet’in ne zaman, nerede ortaya çıktığını bilmemiz gerekiyor.

İnternet, 1950’lerde bilgisayarların gelişmesi ile başlar. 1969 soğuk savaş yıllarında Amerika’nın çeşitli üniversitelerinde bulunan; bir ana bilgisayar ve 4 merkez arasında ilk bağlantı sağlanmış ve böylece ‘’İnternet’’ sisteminin ilk temelleri atılmıştır. Amerikan Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan bu sisteme ‘’ARPANET’’ ismi verilmiştir

Türkiye’de ise internet, ilk olarak: ODTÜ’de Nisan 1993 tarihinde kullanılmaya başlanmıştır.

Dev kütüphanelere son !  Aradığın 1 tuş ötede…

Arama motoru, İnternet üzerinde bulunan içeriği aramak için kullanılan bir mekanizmadır. Üç bileşenden oluşur: Web robotu, Arama indeksi ve Kullanıcı arabirimi’dir.

İlk arama motoru 1990 yılında bir üniversite öğrencisi olan Alan Emtage tarafından Archie(Arşiv) adıyla kuruldu. Bu arama motoru insanların aradıkları dosyaları bulmaya çalışıyordu. Popüler olmaya başladığında Minnesota Üniversitesinden Mark P.McCahill 1991 yılında Veronica’yı, çok geçmeden aynı amaçla Jughead kuruldu. İkisi de ‘’dosya aktarım iletişim kuralı’’ çerçevesinde çalışıyordu.

Haziran 1993’te Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Matthew Gray, bir indeks adı oluşturmak için kullanılan ve ‘’Wandex’’ adıyla anılan ilk internet botunu üretti. Kasım 1993’te kurulan ve internet botu olmayan Aliweb arama motoru, web sitelerinin bilgilerini kullanarak oluşturulmuş ilk arama motoru oldu.

Aralık 1994’te web sayfalarını bulmak amacıyla kendi içerisinde dizini oluşturan ve tasarlanan sorgu programına arayüz ve bir web formu olarak kullanılabilen ‘’JumpStation’’ arama motoru oluşturuldu. Bir ilk olan ‘’tam metin’’ tarayıcı arama motoru olan WebCrawler,1994’te görücüye çıktı. Önceki arama motorlarının aksine herhangi bir web sayfasını, her kelimesi için herhangi bir kullanıcının aramasına izin veriliyordu. Kısa bir süre sonra Lycos, Magellan, Excite, Infoseek, Inktomi, Northern Light ve AltaVista dahil pek çok arama motoru internet ortamında görücüye çıktı ve popülerlik anlamında birbiriyle yarıştı. Ancak bunların içinde bulunan, David Filo ve Jerry Yang’ın kurduğu Yahoo! İnsanların ilgisini diğerlerinden daha çok çekerek web sayfaları bulmanın en popüler yolu olarak kullanılan arama motorları arasında yer aldı.

İŞLEVLERİ VE ÇALIŞMASI

Robot internet üzerinde bulunan web sitelerini, sitelerin birbirlerine verdiği bağlantıları kullanarak otomatik olarak gezer ve bu sayfa içeriklerini saklar. Bu içerik daha sonra indekslenerek hızlı bir şekilde aranabilir hale getirilir. Kullanıcı arabirimi ise bu oluşturulan indeksin aranmasını sağlar.

Bazı arama motorlarına site sahipleri, sitelerinin var olduğunu bunlara kayıt yaparak bildirirler. Bu işlem, sitelerin arama motorlarında daha kolay bulunmasını ve indekslenmesini sağlar. Bunlara ek olarak İnternet’te milyonlarca web sayfası içinde aranan bir bilgiyi bulmayı kolaylaştırmak için çok hızlı ve çok yüksek kapasiteli sunucularla Web sayfalarındaki metinleri endeksleyen servisler (web siteleri) bulunur. Bunların arama dizini, arama motoru veya metasearch gibi farklı türleri olabilir. Arama dizini bilgileri kategoriler halinde sıralar, seçme bilgiler vardır, site sahiplerinin gönderdiği özet bilgi içinde arama yapılır. Arama motoru, aranan sözcükleri içermesi koşuluyla her tür siteyi kullanıcı karşısına getirir. Metasearch, birden fazla arama motorunda arama yapan sitelere verilen addır.

Bu arama sayfalarında, Arama satırına istenen bilgileri bulmakta kullanılacak kilit sözcükler girilerek ve Ara düğmesine tıklanılarak, bu sözcüklerin geçtiği Web sitelerinin adresleri liste halinde ekrana gelir. Ancak bu arama motorları da kullanıcı karşısına bu sözcüklerin geçtiği ilgili veya ilgisiz binlerce sayfa getirebilir.

Arama motoru teknolojisinde günümüzde genel amaçlı arama motorlarının yanında belli bir alana yoğunlaşmış arama motoru örnekleri türemektedir. Belli bir alana yoğunlaşmış arama teknolojisine ‘’ Dikey arama ‘’ adı verilmektedir.

 

PEKİ O KADAR SAYFA VARKEN ARADIĞIMIZI HEMEN NASIL BULABİLİYORUZ ?

Arama motoru optimizasyonu (Search Engine Optimization) arama motorlarının web sayfalarını daha kolay bir şekilde taramasına olanak sağlayan teknik düzenlemelerdir. İngilizce kısaca ‘’SEO’’ olarak ifade edilmektedir. Bununla birlikte arama motorları, arama sonuçlarını listelerken algoritmik yani matematiksel bir yapı kullanmaktadır. Bu nedenle web geliştiricileri, yazmış oldukları sayfaları bu ayrıntıya dikkat ederek oluşturmak durumundadır. İnternetin ekonomik anlamdaki gücünün artması neticesinde hızla yaygınlaşmaya başlamıştır.

Arama Motorları Nasıl Çalışır ?

Crawling: Bilgiye ulaşmak için belli izleri linkleri takip eder.

İndexing: Ne tür bilgilerin ve içeriğin hangi sitelerde olduğunu kaydeder.

Ranking: Hangi bilgilerin ve içeriklerin yapılan arama sorgusu için en doğru sonuçlar oluduğunu sıralar.

Displaying: Bulunan içerikler için en etkili düzenlemeyi bulur.

Serving: Sorgulamaları düzenler, içeriği bulur ve sonuçları gösterir.

 Arama motorlarında yeni bir dönem başlıyor: Google

Google’ın kuruluş süreci 1996 yılında Stanford Üniversitesinde doktora öğrencileri olan Larry Page ve Sergey Brin’in araştırma projesiyle başladı.

Geleneksel arama motorlarıyla yapılan aramalarda, sonuçlar; aranan terimlerin sayfada kaç kez görüldüğü mantığıyla sıralanıyordu ancak Google siteler arası ilişkilerin analizi konusunda çok daha elverişli iki sistem kuramı ortaya koydu. Bu yeni teknolojiye PageRank adı veriliyordu. Bu sisteme göre sayfa dizinlerinin orijinal site ile olan bağlantı dönüşümleri belirlenerek; siteler, gösterilen ilgiye göre sıralanıyordu. Page ve Brin oluşturdukları arama motoruna ilk olarak ‘’BackRub’’ ismini koymuştu, çünkü siteler için geri bağlantıların kontrol edilmesinin önemini tahmin edebiliyorlardı.  Ancak daha sonra ‘’googol’’ sözcüğü üzerinde orijinal bir imla değişikliği yapılarak, bu arama motoru Google olarak adlandırıldı. Başlangıçta Stanford Üniversitesinin alt alan adı olarak google.stanford.edu alan adını kullandı.

Bugün kullandığı alan adını 15 Eylül 1997’de etkinleştirdi ve 4 Eylül 1998’ de Google şirketi resmen kuruldu. Şirket merkezi arkadaşlar Susan Wojcicki’nin Menio park,Kaliforniyada bulunan garajı olarak belirlendi. Craig Silverstein ilk çalışan olarak işe alındı.

Google günümüzde ABD pazar payının %77 sine sahiptir. Türkiye’de ise Pazar payının %90 ‘ına sahiptir.

Google rakip Rus Yandex, bir soğuk savaş daha mı ?

Arkady Volozh ve Ilya Segalovich 1993 yılında geliştirmeye başladıkları arama motoruna ‘’Yet Another iNDEXer’’ kelimesinden türettikleri Yandex ismini verdiler.

90’lı yıllara kadar birçok Hollywood filminin konusu ABD ve SSCB rekabeti olmuştur. Sylvester Stallone Rocky filminde boksör olarak Rus rakibini alt ederken, Rambo’da Amerikan askeri olarak Ruslarla savaşan Afgan ordusuna yardıma koşuyordu. Soğuk savaş dönemi geride kalırken SSCB’ de dağıldı. Rus arama motoru Yandex, Googleden daha kıdemli bir şirkettir. Yandex, Yahoo ve Google’nin aksine kendi ülkesinde büyümeyi tercih etti ve uzun yıllar Rusça hizmet verdi. Arama motoru dışında da Google servislerinin neredeyse tamamını sunan Yandex,Rusya arama motoru pazarının %65 ine sahiptir. Dünyada ise en büyük 5. Arama motoru konumundadır.

Yandex 19 Mayıs 2010 tarihinde yandex.com üzerinden global olarak sadece İngilizce hizmet vermeye başladı.

Günümüzde en çok kullanılan arama motorlarına bir bakalım

1)Google

2)Bing

3)Yahoo

4)Ask

5)Yandex

6)Blekko

7)Lycos

8)Extıce

9)GoodSearch

10)Mozilla

 

Yerli ve Milli arama motorunun önemi

Arama motoru konusu göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konudur. Örneğin bir Rus şirketi olan Yandex navigasyon uygulamasıyla neredeyse tüm Türkiye’nin yol bilgilerini çıkartıp güncel datayı depoluyor. Yandex mail uygulamasıyla gönderdiğimiz her maili saveliyor. Bir an önce kendi yerli, milli arama motorumuzu kurup tanıtmalıyız…