IMG_20160429_165136

2011 yılı başlarında Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı saran Arap Baharı’nın böylesine kitlesel ve hatta bölgesel halk hareketine dönüşmesi şüphesiz ki sosyal medyanın büyük katkıları ile olabilmiştir. Hatta bu yeni mecraların örgütlenme ve iletişim aracı olarak kullanılması, yaşanan halk hareketlerine “sosyal medya devrimi” gibi tanımlamaların yapılmasına bile neden olmuştur. Bu tanımlamalar eksik olsalar da yanlış değillerdir. Ne de olsa bölgede yaşayan on milyonlarca insan başta Facebook, Twitter ve Youtube olmak üzere birçok sosyal ağ yoluyla örgütlenerek toplantılar ve geniş katılımlı gösteriler organize etmiş, tepkilerini ortaya koyma imkânı bulabilmişlerdir.

Tunus’ta başlayan ve kısa bir sürede tüm bölgeyi etkisi altına alan Arap Baharı sürecinde, sosyal medyanın baskıcı rejimlerin devrilme sürecindeki rolü tüm dünyada kabul edilmiştir. Arap Baharı’nın kitlesel niteliğe dönüşmesinde ve diğer ülkelere hızla yayılmasında teknolojinin etkisi önemli olmuştur. Özellikle Tunus ve Mısır’da internet, siyasete ivme kazandıran işleviyle ön plana çıkmıştır.

Facebook, Twitter, Youtube ve benzeri sosyal ağların kullanımının yaygınlaşması ile Arap toplumları daha fazla paylaşımda bulunmaya başlamış, halklar arasındaki fiziki sınırlar tüm etkisini kaybetmiştir. Arap Baharı sürecinde sürekli dile getirilen Domino etkisinin meydana gelmesinde, bu ortak bilincin, yani sosyal medya ile halkların ortak gündeme sahip olmalarının payı büyüktür.

Arap Baharı sürecinde sosyal medya önemli roller üstlenmişse de bu her ülkede benzer etkide olmamıştır. Örneğin Tunus ve Libya’da sosyal medyanın etkisi Mısır’la kıyaslanınca çok az bir seviyede kalmaktadır. İş bu nedenle Arap Baharı kapsamındaki önemli ülkeleri ayrı ayrı değerlendirmek gerekmektedir.

Tunus:

Arap Bahar’ının fitilinin ateşlendiği Tunus bölgede sosyal medyanın en az etkili olduğu ülkelerden birisi. 10.732.900 kişilik nüfusunun 4.196.564’ünün, yani yaklaşık %40’ının internet kullandığı Tunus’ta devrimle sosyal medya kullanımı arasında paralellik kurmak zor.  En azından Tunus’ta sosyal medya açısından Mısır benzeri bir durumun yaşandığını söylemek mümkün değil. Çünkü Tunus’ta sosyal medya iktidara karşı girişimlerin başında yer almamış, olaylar başladıktan sonra etkinlik kazanabilmiştir.

Tunus’ta iktidara karşı başkaldırı başladıktan sonra sosyal medyanın görevi insanların tepkilerini aktarma ve organize olma noktasına görülmektedir.

Mısır:

Sosyal Medya’nın devrim sürecinde en etkili olduğu ülkelerin başında Mısır gelmektedir. 83.688.164 kişilik nüfusunun %35.6’sı, yani 29.809.724’ü internet kullanıcısı olan Mısır’da bir “sosyal medya devrimi”nden söz edilebilir. Bilindiği üzere Mısır’da henüz başkaldırı söz konusu olmadan önce sosyal medya aktif olarak kullanılmış ve muhalefet bu mecralarda seslerini gür bir şekilde duyurmayı başarmıştır. Bu ülkede Arap Baharı’ndan çok önce sosyal medyada rejime karşı isyan bayrağı açılmış durumdadır.

Mısır’da sosyal medya, ayaklanmalar ve protestoların kitlesel niteliğe dönüşmesinde önemli rol oynamıştır. Milyonlarca kişi Twitter ve Facebook’ta örgütlenerek şiddete başvurmadan, meydanlara inip, yönetimleri protesto etmişlerdir.

Özellikle halk, Facebook üzerinden organize olmuştur. Halkın tepkisi, otuz  yıllık hükümet rejiminin sona ermesine ve Hüsnü Mübarek’in yargılanmasına neden olmuştur. Twitter’da 2011’de en çok kullanılan kelimenin “Mısır” olduğu düşünülürse, Arap Baharı’nın Mısır’ın kendi halkı ve dünyadaki insanlar açısından ne anlama geldiği ve Mısır’ın Arap Baharı’nda ülke olarak nereye konduğu daha da iyi anlaşılabilir.

Arap Baharı’nda sosyal medyanın en aktif olduğu ülke Mısır olsa da bu ülkede yaşananları sırf buna indirgemek de yanlış olacaktır. Nitekim bu süreçte Mısır’da kullanılan ikinci paylaşım yöntemi ise Cuma namazlarından sonra dağıtılan el broşürleri oldu. Ülke genelinde bu el broşürleri ile de yüz binlerce kişiye ulaşılmış ve hükümete karşı organize olunmasına katkı sunmuştur. Öte yandan El Cezire gibi televizyon kanallarının yayınları da bu noktada görmezden gelinmemelidir.

Libya:

Tunus’un komşusu Libya’da da sosyal medyanın sanılanın aksine çok etkili olamadığını söyleyebiliriz. 5.613.380 kişilik nüfusunun 954,275’inin, yani sadece %17’sinin internet kullanıcısı olduğu ülkede, sosyal medya en etkili ve çarpıcı görevini devlet başkanı Muammer Kaddafi’nin ölüm anını dünyaya ulaştırmakla gerçekleştirdi.

Kaddafi’nin memleketi Sirte’den kaçarken NATO operasyonuyla durdurulması ve ardından da silahlı muhalifler tarafından linç edilerek öldürülmesi oradaki insanların cep telefonlarının kameralarıyla çekildi ve tüm dünyaya yayıldı.

Libya’da sosyal medya kullanımı Muammer Kaddafi iktidarının devrilmesinden sonra ciddi bir artış gösterdi. Ülkede toplum üzerindeki baskının azalmasından ve neredeyse sıfır noktasına inmesinden sonra ülkede Facebook’a üye olma sayısı dikkat çekici bir şekilde artış gösterdi. Muammer Kaddafi’nin yasaklama yoluyla kontrol altında tutmaya çalıştığı sosyal medya araçları, Kaddafi’nin iktidarının sona ermesinden sonra yoğun şekilde rağbet görmeye başladı.”

Suriye:

22.530.746 kişilik nüfusunun 5.069.418’i internet kullanıcısı olan Suriye’de sosyal medya muhalifler tarafından aktif olarak kullanılmaktadır. Özellikle Beşar Esad’ın ve Baas yönetiminin ülkeye yabancı gazetecilerin girişine müsaade etmeyişi, sosyal medyayı muhalifler için önemli bir haber paylaşma mecrası, uluslararası medya kuruluşları içinse haber kaynağı haline getirdi. Facebook, Twitter ve Youtube’ta yoğun haber yayınına başlayan muhalifler böylelikle seslerini tüm dünyaya duyurmayı başardılar. Facebook, Twitter ve Youtube’ta anlık haber paylaşımları yapan Ugarit NEWS gibi muhaliflerin yayın örgütlenmeleri haberlerin tek taraflı da olsa dünyaya duyurulmasına neden oldu.

Suriye’de Beşar Esad yönetiminin basına karşı baskıcı tutumu ve uzun bir süre yabancı basın mensuplarının ülkeye girişine izin vermemesi de sosyal medyayı ve muhalifleri daha önemli bir haber kaynağı haline getirdi.

Sonuç olarak kaydetmekte fayda bulunmaktadır ki; sosyal medya başlı başına Arap Baharı’nı yöneten bir güç olmamıştır ancak en önemli harekete geçiricilerden, köprülerden, yardımcılardan ve tamamlayıcılardan bir tanesi olarak işlev görmüştür.

MERVE TOPÇU

İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ MEDYA VE TANITIM BİRİM BAŞKANI