mehmet-akbudak

İletişim

İletişim kelime anlamı olarak; Zihinler yada insanlar arasında kurulan düşünce , niyet ve anlamların bir zihinden diğeri aktarılmasını sağlayan etkileşim, belirli düşünce yada söylenimler türünden fiziki araçlarla, bir insandan bir bir kişi yada zihinden zihine aktarılmasına denir.

İnsan yapı itibariyle sosyal bir varlıktır.  İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren insanlar birlikte yaşama ihtiyacı duymuşlar ve farklı toplumlar oluşturmuşlardır. Bir toplumun oluşması için, o toplumu meydana getiren bireylerin bazı ortak yaşantıları paylaşmaları gerekir. Böylece tarih, kültür, din, dil gibi bazı ortak özellikleri bir kuşaktan diğer bir kuşağa taşırız. Bu özelliklerin aynı toplumu oluşturan bireyler tarafından paylaşılması ise aralarında kurdukları iletişim sonucunda gerçekleşebilir. İletişim aracılığı ile insanlar diğer insanların bilgi, duygu ve düşüncelerini öğrenir ve bunları onlarla paylaşırlar.
İnsanlar; yeryüzüne gelişlerinden itibaren birbirleri ile bilgi alışverişinde bulunabilmek için, çok çeşitli yöntemler denemişlerdir. Toplumların uygarlık düzeyleri geliştikçe iletişim araçlarının çeşidi de artmıştır. Günümüzde teknolojik gelişmenin sağladığı imkanlar, iletişim araçlarını çok ileri bir düzeye ulaştırmıştır. Kitle iletişim araçlarının bir çoğu eğitim amaçlıdır. İletişim, toplumsal bir varlık olan insan yaşantısının kaçınılmaz ve önemli bir boyunu oluşturur. Belirli bir sosyal çevre içinde yaşayan insanlar, farkında olsun yada olmasın, birbirleriyle iletişim içindedirler. İnsanlar karşılaştıkları sorunları çözümlemek için düşünce alış verişinde bulunmak gereksinimi duymaktadır. Bir başka ifade ile iletişim kurarlar. Kişiler arası ve toplumsal sorunların çözümü, eğitimin yanı sıra karşılıklı iletişimi gerektirir. Sağlıklı iletişimin geliştirilmediği toplumlarda, insanların sorunlarını çözümlemek amacıyla başlattıkları iletişim, çatışmaya dönüşür. Böylece mevcut olan sorun çözümlenemediği gibi sorunlara yenileri de eklenir. Başkaları ile sağlıklı iletişim kurmayan insan, yalnız ve iç dünyasındaki gerilimleri ile baş başa yaşamak durumundadır. Bu nedenle çağdaş bir toplum olabilmek ve sorunlara demokratik çözümler getirebilmek için, o toplumu oluşturan insanlarda, sağlıklı iletişim becerileri geliştirmek zorundayız. Bu da toplumların eğitime verdikleri önemi iletişime de vermeleri ile mümkündür.
İletişimin toplumsal amacını belirlemek zorundayız. Toplumu oluşturan bireylerin ortak yaşantılarını paylaşmaları, kültürlerini nesilden nesile aktarılması ve toplumsal rollerin öğretilmesi gerekmektedir. Bir bireyin amacı ise; kendisini anlatabilmesi, yeni bilgi ve beceriler kazana bilmek olmalıdır.
İletişim insanların etkinliklerinin tamamlandığı bir araçtır. Etkileşimin olduğu her yerde iletişim, iletişimin olduğu her yerde ise etkileşim vardır. Bundan dolayı iletişim konusunda insanlarla dengeli bir siyaset izlemek zorundayız. İletişimin hayatın her safhasında olduğunu bilerek, insanlarımıza insan olduğunda dolayı saygı duyarak hareket etmek zorundayız.
Sorunlar üzerinde ürettiğimiz çözüm önerilerini karşımızdaki topluma özümsetmek için en iyi iletişim stratejilerini geliştirmeliyiz. Toplumun örf ve değerler topluluğuna uygun şekilde sorunlar üzerine eğilerek insanlarımızı tatmin edici bir açıklama yapmak başarının en büyük yoludur. Siyasetçiler bu konuda çok başarılılardır. Her seçim döneminde hangi ilde, hangi mahallede neler konuşacaklarını o topluluğun özelliklerine göre belirlemektedirler. İnsanları böylelikle düşüncelerine ortak ederek başarıya ulaşırlar. Tabi iletişim kurarken insanların manevi duygularını suiistimal etmek yanlıştır. Bunun da bilincinde olarak hareket etmek zorundayız.
İNTERNETİN HAYATIMIZA GİRMESİ

Web 1.0

Web 1.0 olarak nitelendirilen Web sitelerindeki temel amaç, sadece, kullanıcıya bilgiyi sunmaktır. Başka bir deyişle, web tasarımcısı siteyi hazırlar ve yayımlar; kullanıcılar ise bu siteye erişip, bilgiyi sadece okuyabilirler. Bu en temel özelliğin dışında Web 1.0 olarak nitelendirilen sitelerin diğer özellikleri şöyledir:

  • Bu Web sitelerinde etkileşim kullanıcının sadece sayfalar arasındaki bağlantılar aracılığıyla gezinmesiyle sınırlıdır.
  • Kullanıcının sitedeki içeriğe katkıda bulunma hakkı yoktur. Yani, kullanıcının pasif bir rolü vardır ve kullanıcı tümdengelim yaklaşımıyla bir bütün halinde sunulan bilgileri okuyabilen bir tüketici rolündedir
  • Bu siteler genellikle HTML (HyperText Markup Language) tabanlı olduğundan, bahsettiğimiz zamanlarda birWeb sitesi yapmak HTML kodlama bilgisi gerektirmekteydi. 

Web 2.0 …

Web 2.0 olarak nitelendirilen sitelerin Web 1.0 sitelerinden ayrıldığı en önemli nokta kullanıcının rolüdür desek herhalde yanlış olmaz. Web 2.0 sitelerinde kullanıcıların rolü Web 1.0 sitelerinde olduğu gibi sadece okuyabilen pasif bir tüketici değil tam tersine, içerik üzerinde söz hakkı bulunan, içeriğe katkıda bulunan, geliştiren ve paylaşan aktif bir üreticidir.

Web 2.0 uygulamalarının temel amacı, kullanıcıların teknik sorunlarla yüzleşmeden içerik geliştirmesini ve paylaşmasını sağlamaktır. Bu uygulamalar aynı zamanda kullanıcıların İnternet’in işbirliği ve sosyal etkileşim olanaklarından faydalanmasını da sağlamaktadır. Bu nedenle Web 2.0 için “Sosyal Devrim” diyenler de vardır.

Facebook, Twitter, Flickr, Youtube, vb. gibi sitelerin Web 2.0’a örnek olarak gösterilen ilk uygulamalar olduğu gözönüne alındığında bu yakıştırmanın nereden kaynaklandığı da açıkça görülebilmektedir.

Web 2.0 olarak nitelendirilen sitelerin temel özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kullanıcılar Web Okur/Yazarı rolündedir. Yani, kullanıcılar önceden hazırlanıp sunulmuş içeriği okumakla kalmayıp bu içeriğe katkıda bulunma hakkına da sahiptir. Böylece kullanıcılar işbirliği içinde içerik geliştirip paylaşabilirler. Bu içeriklere katkıda bulunabilirler. Sosyal medya araçlarının gelişmesiyle kullanıcılar arasındaki bu içerik paylaşımı, işbirliği ve etkileşim en üst seviyeye çıkmış durumdadır.
  • Kullanıcılar içerikleri etiketler kullanarak sınıflandırabilirler bu işleme de etiketleme denilmektedir. Bu sayede içerikler kullanıcıların ortak katılımıyla kategorilere ayrılır ve bu da hem içerik ararken kullanıcıların işini kolaylaştırır hem de kullanıcılara içerikleri daha düzenli bir şekilde saklama imkanı sunar.
  • Web 3.0 deyince…

Web 3.0 kullanıcının kontrolü dışında gerçekleşen bilgisayarlar arasındaki iletişimi ifade etmek için kullanılan ve bu iletişimde kullanılan yöntemleri kapsayan bir terimdir. Aslında, bilgisayarlar arasındaki iletişim arama motorları arasındaki iletişimi ifade etmektedir (Hendler,2010, s. 77). Web 3.0, kullanıcı tarafından sağlanan içeriğin arama motorları tarafından anlamlandırılması, kullanıcının istediği bilgiye ve sağladığı ipuçlarına göre bilginin yorumlanıp kullanıcının özel ihtiyaçlarına uygun bir şekilde sunulması anlamına gelmektedir. Bu nedenle Web 3.0 Anlamsal Ağ (Semantic Web) olarak da adlandırılmaktadır.

Web 3.0 yapısının özelliklerine baktığımızda aşağıdaki üç ana başlığı listelemek mümkündür.

  • Kişiselleştirme

Arama motorlarının arama sonuçlarını, kullanıcının webde bıraktığı izleri takip ederek kişisel tercihlerine göre ayarlama özelliği olarak tanımlayabiliriz. Daha açık ifade etmek gerekirse, sizin “Bugün ne yemeliyim?” şeklinde bir sorgu arama motorunun diyetinize ve yemek alışkanlıklarınıza göre bir süzme yaparak size en uygun seçenekleri menüler halinde sunmasıdır..

  • Yapay Zeka

Kullanıcıların İnternet üzerinde yaptıkları aramalardan ve paylaşımlardan anlam çıkarıp kullanıcının neler yapmak isteyeceğini tahmin etme özelliği diyebiliriz. Buna örnek olarak amazon.com sitesinden HTML5 ile ilgili birkaç kitap inceledikten sonra tekrar siteye giriş yaptığınızda ana sayfada sizin için önerilen, gözden geçirmeniz tavsiye edilen HTML5 ile ilgili kitapları görmenizi verebiliriz.

  • Hareketlilik

Kullanıcıların kişiselleştirilmiş içeriklerine zaman, mekan ve medya ortamı kısıtlaması olmadan erişebilmesi anlamına gelmektedir. Bu açıdan, akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar, akıllı televizyonlar, oyun konsolları, vb. erişim için en önemli araçlar haline gelmektedir.

Kısacası, Web 3.0’a İnternet’in zeki hali diyebiliriz. Başka bir deyişle, Web 3.0 aramalarda anahtar kelimeler kullanmak yerine tıpkı bir başka insanla iletişimimizde olduğu gibi doğal dililimizi kullanarak, yani daha anlaşılabilir tümceler kullanarak, istediğimiz sonuca ulaşmamızı sağlayacak da diyebiliriz.

  • WEB 4.0

Mehmet AKBUDAK

ARNAVUTKÖY BELEDİYESİ
Sosyal Medya Uzmanı