IMG-20160617-WA0012-1

 

İnternet’in hayatımıza girmeye başlamasıyla birlikte alışkanlıklarımızın büyük bir kısmı değişti.
Bu değişimin önemli bir kısmı iletişim ve hayatı algılamamızda oldu.
Gün geçtikçe insanlar birbirleriyle olan tüm iletişimlerini internet üzerinden yapmaya ve gelişmeleri internetten takip etmeye başladı.
Böylece toplumsal, bireysel ve kurumsal onlarca faaliyet içeren internet  bize sanal bir dünyanın kapılarını avantaj ve dezavantajlarıyla birlikte açmış oldu. 50 milyon kullanıcıya ulaşmak telefon için 75 yıl, televizyon için 13 yıl, internet için ise sadece 5 yıl sürdü.
Dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook’un ise bu rakama ulaşması sadece 3 sene sürdü. Bugün dünya çapında 3 milyar, Türkiye’de ise 45 milyon kişiye ulaşan internet teknolojisi; kültür ve coğrafyalar arasındaki farklılıkları kaldırıp evrensel yeni bir dil yarattı.
Yüz milyonlarca insan için web artık gerektiğinde banka, oyun salonu, kütüphane, sohbet mecrası, eğlence merkezi, sinema, televizyon, gazete hatta eşiyle ilk tanıştığı mekân oldu.
İnternet kendi oluşturduğu dil ve kültürle yepyeni bir ekonomi de yarattı. Örneğin web üzerinden oynanan sanal oyunlara harcanan bütçe 2,6 milyar doları geçti. Sadece Facebook içinde oynanan Farmville’in geliştiricisi Zynga’nın günlük geliri 5 milyon doların üstünde.

Bu yıl 1,3 milyar üyeyi geçmesi beklenen ve içinde her ay 700 milyar dakika geçirilen, 30 milyar farklı içerik paylaşılan Facebook şu an 1 milyardan fazla kullanıcıya sahip. Her saniye 7,9 yeni üye kayıt oluyor. 35 milyon kullanıcıyla dünyada dördüncü sıraya oturan, Türkiye’de ise özellikle orta gelir düzeyindeki kullanıcı grubu için Facebook yeni bir sosyalleşme merkezine dönüşmüş durumda.

Facebook artık sadece bir sosyalleşme ortamı değil; aynı zamanda ticaret platformu konumundadır. Bir bebek bezi markası, Facebook içindeki mağazasında saatte 1000 ürün satıyor. Bilgisayar sektörünün üçüncü markası Dell, Twitter üstünden yılda 5 milyon dolara yakın satış gerçekleştiriyor.
Trafik olarak ABD’de Google’ı geride bırakan site dünya genelinde yine Google’dan sonra en çok kullanılan ikinci web hizmeti.
Dünya üzerinde 18-35 yaş arası internet kullanıcıların yüzde 96’sı bir sosyal ağ üyesi.
SMS ile hayatımıza giren 140 karakterle iletişim kavramını kitleselleştiren Twitter 316 milyon üyesiyle internetin dijital sinir sistemini oluşturdu. Günde 500 milyonu aşkın mesajın yazıldığı sosyal ağ halk ayaklanmalarından marka pazarlamaya, ünlülerin paylaşımlarından kendi içinde sıradan insanlardan yarattığı şöhretlerine kadar Twitter internetin en kitlesel iletişim araçlarından biri haline geldi.

Milyonları içine çeken sosyal ağlar ticaretin olduğu kadar reklamın da çekim merkezi. Geçtiğimiz yıl Facebook, MySpace, Twitter gibi sitelere verilen reklamların bütçesi 5,4 milyar doları aştı.
Her ay ortalama 20 milyon ziyaretçisiyle Türkiye’nin en popüler e-ticaret sitesi sahibinden.com’da 1 dakikada 2 otomobil ve 1 emlak satışı gerçekleşiyor.
Her dakika 20 saat yeni videoyla büyüyen ve her gün 2 milyar videonun izlendiği Youtube devlet başkanlarının halkla buluşmasından kişisel video bloglara kadar her türlü görsel içeriğin merkezi durumunda.

İnternet, ilk çıkış noktası olan iletişimi de hiçbir zaman ikinci plana atmadı. Bugün saniyede 2 milyar 900 milyon e-posta bir bilgisayardan diğerine yolculuk ediyor.
Cep telefonlarıyla bir ay içinde yollanan kısa mesajların toplamı yıllık geleneksel mektupların toplamından fazla. Sektörü kökten değiştiren ve toplamda 74 milyon satan iPhone kullanıcıları için geliştirilen 300 binden fazla oyun ve uygulama 1 milyar adetten fazla sayıda indirildi.

Araştırma raporlarına göre 2020’de internetin 5 milyar kullanıcısı olacak. Türkiye’nin de bulunduğu bölge 202 milyondan fazla kullanıcıyla önemli bir merkez haline gelecek. Her sene 400 bin mühendis mezun eden ülkemizde internet tabanlı girişimler de gençlerin önemli bir çıkış noktası olacak.
Gelişen altyapısı, ucuzluğu ve yaygınlığıyla cep telefonları internet için önemli bir erişim aracına dönüşecek. 2014 yılında 2,5 milyar kişinin internete cep telefonlarından bağlanacağı öngörülüyordu.

İnternet oyunları yeni bir bağımlılık yarattı. Facebook’ta bile kullanıcıların yüzde 53’ünün ana kullanım amacı oyun oynamak ve bu kitlenin yüzde 19’u bağımlı olduğunu beyan ediyor. Uzakdoğu’da online oyunlar benzersiz bir kullanım alışkanlığı yarattı.

Çin’de 140, Hindistan’da 15 milyon çift internetteki arkadaşlık sitelerinde tanışarak evlendi. Arkadaşlık sitelerinin küresel cirosu 1 trilyon doları geride bırakıyor. Online alışveriş ve haber takibi kumar ve pornografiyi arka plana itti.

Bütün bu gelişmelerin yaşandığı dijital dünyanın bilinen ve bilinmeyen yönlerini zamanın ruhuna uygun, psikolojik, politik, kültürel ve sosyolojik gözlemlerle ele almayı düşünüldüğü. Bu yeni iletişim ortamının bireysel, toplumsal, ekonomik, kültürel, hukuksal, siyasi ve ahlaki değişim ve dönüşümlerinin tartışılacağı Dijital Hayat Akademisi, dijital ekosisteminin ortaya çıkış macerasını ve kültürünü, dünden ve bugünden yola çıkarak yarınını, nasıl kullanılması gerektiğini tüm ayrıntılarıyla kamu çalışanlarına aktarılacağı noktasında ve ayrıca

İnternet hangi amaçla, nasıl başladı, zamanla hangi aşamalardan geçti? Keşfedildiği atmosfer bugün nelere sebep oluyor?

İnternet olmadan önce doğan kuşak ile internetle doğan kuşak arasındaki farklar? “Dijital Vatandaş” nasıl olduk? Dijital vatandaşlık hangi sorumlulukları yüklüyor?

İnternet kendine özgü bir sosyoloji mi oluşturuyor? Tanımları mı değiştiriyor? Mahremiyet, bireysellik, paylaşım tanımları gibi.

”Siber kültür” nedir, insanlar buradayken nasıl düşünürler? Bu dünyanın dinamikleri ve algıları neler?

Web1.0 denen tek taraflı iletişim ve bloglar ile neler değişti? Kurumsal ya da kişisel blog nasıl yapılır? İçerik nasıl hazırlanır? İnsanların en çok okudukları blog tipleri nelerdir?

Web2.0 denen interaktif iletişim nasıl doğdu? En büyük meyvası “Sosyal medya” nedir? İnsanlar bu mecrada nasıl yaşarlar, buradaki bilgiler bizi nasıl etkiler? Bir bilginin gerçek olduğu nasıl anlaşılır?

“Trend” nedir? Bir şey internette, özelde ve sosyal medyada nasıl Trend olur? Trend bir içerik nasıl hazırlanır, internette içerikleri trend haline kimler getirir?

Bir kurum ya da kişi dijital algısını nasıl oluşturabilir, bunun yolları nelerdir? Sosyal hesaplar nasıl yönetilmeli? Bir içerik nasıl paylaşılır hale getirilebilir?

Neler bir krize yol açar? Hatalı bir bilgi paylaşıldığında hangi adımlar atılmalı? İyi bir kriz ekibi nasıl oluşturulur? Kurumsal ve bireysel itibar nasıl tekrar sağlanır?

Dijital medya ve iletişim araçları neler? Hangi uygulamalar işimizde bizleri öne çıkarır?
“İnternet Hukuku” nedir? Gerçek hayatta işlenen suçla internette işlenen suç arasındaki fark nedir? Ne hakaret sayılır? Haklarımın ihlal edildiğini nasıl anlarım?

Dijital ekosistem psikolojimizi nasıl etkiledi? Bağımlı mı olduk? Sağlıklı bireyler olarak bu teknolojileri nasıl kullanmalıyız?

İnternet ile gelen rol ve sorumluluklar neler? Haklarımızı biliyor muyuz?

Dijital Güvenlik nedir? Bireysel ve kurumsal olarak güvenliğimizi nasıl sağlarız? Teknik olarak bilgilerimi en iyi nasıl korurum? Hangi bilgilerimi paylaşmamalıyım? Verilerimi kim, hangi amaçla kullanır?

“Yeni medya okuryazarlığı” nedir? İnternetle birlikte gazetecilik neye dönüştü? TV, gazete, sosyal ağlar birbiriyle nasıl entegre edilebilir? Bir kişi ya da kurum kendi yayınını nasıl yapabilir?

İçerik nasıl değişiyor? 140 karakter kültürü nedir? İçerik her zaman kral mıdır?

Video günümüz iletişim araçlarında paylaşılan en önemli içerik türlerinden biri, insanlar bir şeyi okumak yerine videodan izlemeyi tercih ediyor. Paylaşılabilir videolar üretmenin sırrı nedir? Video nasıl yapılır, aşamaları nelerdir?

Liselilerin en etkin kullandığı mecra Facebook’tur. Bu mecrada hangi içerikler paylaşılıyor? Devasa bir veri barındıran bu mecrada en etkili içerik nasıl yönetilir? Hedef kitleye göre içerik nasıl yapılır? Resim, video, caps en uygun ne zaman paylaşılır ve hangi dil kullanılır?

İnternetin etik problemleri nelerdir? Mahrem alan nasıl işgal edilir? Ne küfür ya da hakaret olarak algılanır/sayılır? Bu mecralarda etiği belirleyen kodlar nelerdir? Ortak etik algılar nasıl oluşur? Gelecekte cevap vermek zorunda kalacağımız sorular ve etik problemler nelerdir?

“Caps” nedir, nasıl hazırlanır? “Mim” nedir, nasıl hazırlanır? “Gif ” nedir, nasıl hazırlanır? İnternette en çok paylaşılan bu içeriklerle ilgili detaylı atölye çalışması yapılacaktır.

Web3.0 denen nesnelerin interneti ne demek? Giyilebilir Teknolojiler hayatımızın neresinde?

Sosyal CV nedir? İnternetteki izlerimiz ve verilerimiz nasıl kullanılıyor? Dijital varlıklarımızı nasıl korumalıyız?

 

  Topluma Yayılan Yaratıcılık ve Yenilik Kültür

Avustralya Araştırma Kurulu akademi üyesi olan Prof. Dr. John Hartley, Avustralya Araştırma Kurulu Yaratıcı Endüstrilerde Mükemmeliyet ve Yenilik Araştırma Merkezi (Australian Research Center Center for Excellence in Creative Industries and Innovation) araştırma Direktörü ve ‘’Tüketici Yurttaş’’ Program 3 lideridir. Avustralya Ulusal Üniversitesi ve City University Londra’da da ziyaretçi profesör olarak çalışmaktadır. Queensland Teknoloji Üniversitesi (QUT) Yaratıcı Endüstriler Fakültesi kurucu dekanı olan Hartley, 2009 yılında QUT’nin ilk ayrıcalıklı profesörü ünvanı ile ödüllendirildi. John Hartley, daha önce Ingiltere’de Cardiff Üniversitesi Gazetecilik, Medya ve Kültürel Çalışmalar Okulu’nun açılış dekanı olarak ve Tom Hopkins Medya Araştırma Merkezi direktörlüğü görevlerini yürüttü. Edith Cowan Üniversitesi, Murdoch Üniversitesi ve Galler Polyteknik Üniversitesi’nde çeşitli görevlerde bulundu. Queensland eğitim sisteminin geliştirilmesi için kurulan eğitim komisyonlarında ve federal boyutta uluslararası eğitim olanaklarının artırılması konusunda bakanlık danışmanı olarak görev yaptı. Halen UNSW’de Gazetecilik ve Medya Araştırma Merkezi’nde, Almanya’da Eğlence Master Takımı ve Kanada’da Kültür, Kimlik ve Eğitim Merkezi’nde uluslararası danışma kurullarındadır. Yirmi kitabı ve iki yüzün üstünde makalesi olan Prof. Dr. John Hartley’nin yakın zamanda yayınlanan kitapları arasında ‘’Television Truths’’ (Blackwell 2008), TV50: Fifty Years of Australian Television (2006), Creative Industries (ed.   Blackwell 2005), A Short History of Cultural Studies (Sage 2003), Reading Television (John Fiske ile birlikte; 25. yıldönümü baskısı, Routledge 2003), Communication, Cultural and Media Studies: The Key Concepts (3. baskı, Routledge 2002), American Cultural Studies (Roberta Pearson ile birlikte, Oxford UP 2000), The Indigenous Public Sphere (A. McKee ile birlikte, Oxford UP 2000), Uses of Television (Routledge 1999) and Popular Reality (Arnold 1996) yer alıyor. Hartley, International Journal of Cultural Studies’in kurucu editörü, Television and New Media, The International Journal of Learning and Media, Creative Industries Journal, Chinese Journal of Communication, Popular Communication, Investigaciones de la Comunicacion, Communication and Critical/ Cultural Studies, Cultural Studies Review, Chinese Journal of Cultural Studies (Pekin), Critical Arts (Güney Afrika), Continum, Journal of Media and Culture (Avustralya) gibi akademik dergilerin akademik kurullarındadır. 2004- 2006 yılları arasında Iletişim ve Kültürel Çalışmalar biriminin başkanlığını yaptığı Avustralya Sosyal Bilimler Akademisi üyesi, Ingiltere’deki Royal Society of Arts’ın yaşamboyu üyesi ve Avustralya Yüzyıl Nişanı sahibidir. John Hartley, 2009 yılında Avustralya Hizmet Nişanı ile ödüllendirildi.

Silverblatt (1995) Dijital okuryazarlığın 7 maddesini şu şekilde tanımlamıştır

Dijital okuryazarlık okuma yazma geleneksel formları yerini almaz.19. yüzyılda popüler olan normal okuryazarlıktı. Reding’e göre Günümüzde onun yerini dijital okuryazarlık almaya başlamıştır. (Tanrıverdi ve Apak, 2014)Bu okuma yazma geleneksel formları temeli üzerine inşa edilmiştir. Dijital okur-yazarlık ikiye ayrılmaktadır dijital ve okuma-yazma ancak, bu iki dönem bir arada çok daha fazladır. Dijital bilgi, veriyi sembolik olarak temsil eder. Okuma-yazma, bilgi için okuma tutarlı yazma ve yazılı kelime hakkında eleştirel düşünme yeteneğini ifade eder. Bir dijital okur-yazar kişi, dijital vatandaş olarak tanımlanabilir.

Dijital okuryazarlık gerçek ve sanal ortamdaki verilere istenilen amaçta doğru bir şekilde erişebilmek ve onu doğru yöntemle verimli bir şekilde kullanabilmektir. (Tanrıverdi ve Apak, 2014)

  • Silverblatt (1995) Dijital okuryazarlığın 7 maddesini şu şekilde tanımlamıştır;
  1. Bireylere medya okuryazarlığı konusunda bağımsız tüketim aşılanmalıdır.
  2. Medya iletişim konusu çok önemlidir.
  3. Dijital ortamın toplum üzerindeki etkisine farkındalık yaratmak.
  4. Medya mesajlarını analiz etme yetisi elde etmek
  5. Medya içeriği anlama becerisi kazandırma
  6. Medya mesajları üretmek
  7. Konuları kültürümüzle eş değerlendirme
  8. Medya okuryazarlığındaki amaç, yeni jenerasyona başkalarının haklarına saygılı bir şekilde demokratik bir şekilde sanal ortamı kullanmalarını hedeflerken bunları gerçek ortamda da doğru bir şekilde uygulamalarını sağlamaktır.
  9. Moddy’ye göre dijital ortam kullanıcıları, eriştikleri bilgileri kayıtsız şartsız doğru olarak kabul ettikleri için gerçek güvenilir bilgiye ihtiyaç vardır.(Tanrıverdi ve Apak, 2014)
  10. Europian Commision, Medya okuryazarlığı hakkında, çocukların kontrol altında olduğu ve toplumun bilinçlenmesi için kontrol edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.(Tanrıverdi ve Apak, 2014)
  11. UNESCO ‘nun düzenlemiş olduğu konferansta, medya okuryazarlığının ilkokuldan, üniversiteye kadar olan eğitim sürecinde bir ders olarak ortaya konulması gerektiği sonucuna varmıştır.(Tanrıverdi ve Apak, 2014) Medya okuryazarlığı artık müfredata geçmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Çünkü öğrenciler deneme yanılma yöntemi ile bu konularda çalışmalarını yapmakta ve belli başlı kuralları bilmemektedir. Yeni nesil bu konuda çok iyi bir şekilde yetiştirilmeli ve takip edilmelidir.
  12. Okul öncesi yaşındaki çocukların dijital okuryazarlık konusunda eğitilmesi biraz zordur. Bu alanda veliye çok büyük görev düşmektedir. İlk önce veli medya okuryazarlığı hakkında bilgiye sahip olmalı sonra çocuğa erken yaşlarda bu bilinci vermelidir. Çocuğu bu süreçte veli takip etmeli ve yanlış olan özellikleri düzeltmeye çalışmalıdır.
  13. Dijital okuryazarlık eğitimi şu an Türkiye’de 6,7 ve 8. Sınıf öğrencilere seçmeli ders olarak verilmektedir.

Dijital okuryazarlık yetenekleri, okumak, geliştirmek, yayınlamak gibi özellikleridir. Dijital okuryazar sadece teknolojik araçları kullanabilen kişi değil aynı zamanda bu araçları etik, kuralına göre bir şekilde kullanabilen kişidir. Yeni 21. Yüzyılda, eğitimin içeriği değiştirilmelidir. İletişim çeşitlerine daha önem verilmelidir bundan dolayı dijital okuryazarlık konusu çok önemlidir.

Tuana MALKOÇOĞLU

DUDULLU TANITIM VE MEDYA BİRİM BAŞKANI