IMG_4184

Ülkemizde ve dünya çapında internet kullanımının artmasıyla sosyal medya siyasi partilerin, siyasi örgütlerin ve şirketlerin en büyük propaganda yaptıkları ortam olmuştur. Öyle bir ortam ki yazılan çizilen hiçbir şey silinmiyor ve kolay kolay silinmeyecektir. Dünya çapında 250 milyon Türkiye’de 12 milyon kullanıcısı olan Twitter politikacıların resmi hesapları olduğu için daha çok gündemde. Yapılmak istenen bütün propagandalar twitter servisiyle başlatılır. Bu propagandaların sosyal medya hesaplarından başlatılması daha çok insana ulaşmak içindir.

Gezi Parkı olaylarında da böyle olmuştur. Tarihler 27 Mayıs’ı gösterirken Taksim’deki Gezi Parkı’nın Asker Ocağı Caddesi’ne bakan duvarın 3 metrelik kısmı Taksim Yayalaştırma Projesi Kapsamında yıkıldı. En fazla 5 ağaç da taşınmak şartıyla yerinden söküldü. Taksim için Ayağa Kalk Platformu’nun sosyal medya vasıtasıyla topladıkları 50 kişilik grup ilk olarak Taksim e geldi. Gezi parkı için nöbetteyiz yazılı pankartları parktaki ağaçlara asmaya başladılar. Ve olaylar başladı çevrenin katilleri sözde çevreyi savunmaya başladılar. Gezi parkı olaylarının sürdüğü gün itibariyle bitimine kadar sokakları caddeleri masum halkın evlerini esnafın dükkanlarını polis arabasından sivil arabaya kadar yakmaya ve talan etmeye başladılar. Saatler ilerledikçe eylemcilerin sayısı arttı bdp milletvekili sırrı Süreyya önderin sosyal medya üzerinden bende burdayım demesiyle iş makinaların üstüne çıkmasıyla birlikte eylemciler daha çok galeyana geldiler. Ve gezi parkının sembol fotoğrafı Kırmızı elbiseli kadın sosyal medyada servis edildi. İhanet gittikçe büyüyordu. Türkiye’min sadece 2 ilinde yapılmadı bu olaylar. Whatsapp grupları kurularak sanki ülke savaş daymış gibi haberleşmeye başladılar. O whatsapp grupların da konuşulanları çizilenleri biz iyi biliriz. Eğer internet olmasaydı Gezi Parkı olayları bu kadar büyümeyecekti. Önceden çekilen görüntüler yine sosyal medyadan servis edilmeye başlandı. Polisin kimyasal silah kullandığını (!) iddia edenler Filistinli bir çocuğun fotoğrafını nalet olsun Türk Polisi yaptığını beğendin mi diye servis ettiler. O Filistinli çocuğun cesareti burdaki ahmaklar da yoktu. Milletin iradesini yok sayan eylemciler Gezinin sadece bir ağaç eylemi olmadığını açık açık söylemeye başladılar. Kendini aydın zanneden hala bu ülkenin üst akılı zannedenler evinde oturup kahvesini içerken twitterda eylemcileri daha çok gaza getirmek daha çok galeyana getirmek için her şeyi yaptılar. Sözde sanatçı müsveddesi evinde sıcak kahvesini yudumlarken Mesele Ağaç Değil Sen Hala Anlamadın Mı? Hadi Gel diye twit attı.. Tabi ki ünlülerin halk üzerinde bir etkisi olacaktı. Ülkemizi Eurovision da temsil etmiş sanatçı bile dramatik twitlerle gezi parkı olaylarını destekledi. Sanatçılar topluma yön verenlerdir. Hiç birini unutmadık… Hatta birisi artık haber servislerini nerden izliyorsa twitter da “Eli silahsız gencecik insanlara gaz sıkmak neden? Vicdan yürek akıl kabul etmiyor” diye masum profille yine algı yaratmaya çalıştı sanki 650 polisi biz yaraladık Polis memuru Şehit Mustafa Sarı’yı biz Şehit etmişiz yavrusunu biz yetim bırakmışız gibi konuştular. Yurt dışında bir bot motoru kazasın da yaralanan vatandaşın görüntülerini sosyal medya üzerinden yine sözde sanatçılarla birlikte eylemciler paylaşmaya başladılar. Bunların yalanları saymakla bitmez 2012 maraton fotoğrafını eylemcilerin köprüden geçişi diye servis ettiler üstelik bu fotoğrafı binlerce insanlar beğendiler ve paylaştılar. Yobazın ne olduğunu bilmeden bizlere yobaz diyenler kendi yobazlıklarını görmediler ne yazık ki hala da görmüyorlar.. İşleri güçleri twitter da gündem yaratmak dı bir gün de sıra Bülent Arınç Beyefendiye geldi. Oğlunun Gezi parkına açılacak olan avm ye ortak olduğunu söylediler. Hiçbir aslı yok..  Söz de Binlerce polis memurunun artık gezide ki olaylara dayanamayıp istifa ettiğini söylediler YALAN!. Sosyal medyada en çok konuşulan fotoğraf ise bölücü örgütün başı abdullah ö.’ La Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resimlerinin olduğu pankartın yan yana durmasıydı. Bizler için utançdı. Uluslarası basın televizyon kanallarında 7/24 canlı yayın yaptığı yetmiyormuş gibi İnternet sitelerinde de Devletimizi kötülemeye devam ettiler. Cnn’ in ıreport (ıreportlar normal kişiler tarafından yayınlanır) olarak sitesin de eylemler de portakal gazının kullanıldığı da söylendi ıreport olarak yayınlandı. Fakat eğer eylemler de polis portakal gazı sıksaydı bir tane düzgün eylemci kalmazdı. Ana muhalefet partisinin milletvekili Türk polisine ağır ithamlarda bulunarak hakaret etti.UNUTMAYIZ…

Hedef dönemin iktidarı ve Başbakan’ı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dı! Tarihi bir karşılamayla Ankara’da tarihi bir konuşma yaptı ve milletine ve devletine olan bağlılığını bir daha gösterdi. Şu sözleri unutulmamalıdır ki gelecek nesillere gelecek politikacılara ders olsun ; Bizi millet getirdi ve ancak millet götürür bizlere bazı marjinal gruplar değil, millet hesap sorar. Milletin de hesap yeri sandıktır, sandıkta sorar. Milletten başka kimsenin bizi götürmeye gücü yetmez. Ve o günkü  konuşmada beni etkileyen bir sözü de şuydu Millet sadece Gezi Parkı’nın içerisinde olanlar mı? İstanbul Atatürk Hava Limanın’da 2 saatte oraya toplananlar, bugün Adana’dakiler, Mersin’dekiler, şu anda Ankara’da toplananlar millet değil mi? Milletimin ve Meclisin dışında Türkiye’ye yön vermek kimsenin haddi değildir. BUNUN BEDELİNİ ÖDEYECEKSİNİZ. Sözleri Büyük Türkiye Milleti’nin gönlünde yine taht kurmuştu.7 ay sonra yapılacak seçimde belli olmuştu zaten…

Onur Sefa ÇAKIL

İSTANBUL AREL ÜNİVERSİTESİ SEÇİM İŞLERİ BİRİM BAŞKANI

 

 

                                                                                             Onur Sefa Çakıl

                                                                                                    İstanbul Arel Üniversitesi Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi