20160618_132314

 

İletişim ve bilişim teknolojilerinin büyük bir hızla yaşam alanlarımızda çeşitli dönüşümlere yol açtığı günümüzde, internet teknolojisi de yeni bir iletişim ortamı olarak hayatımıza girmiştir. İnternetin, hayatımıza kattığı birçok olumlu hususun yanı sıra toplumsal ve bireysel düzeyde çeşitli olumsuz etkileri de ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada internet tabanlı toplumun oluşum sürecine, sanal etkileşimin bireysel ve toplumsal etkilerine kısaca değinilmeye çalışılacaktır. Ayrıca bu yeni oluşan toplumda insanlığı bekleyen ve halen maruz kaldığı çeşitli dönüşümler eleştirel bir perspektifle ele alınacaktır.

İnsanlık tarihi incelendiğinde sürekli var olan bir değişimin ve gelişimin mevcut olduğu görülecektir. İlk uygarlıklardaki avcı-toplayıcı toplum tipinin bugünkü bilgi toplumuna ve sürekli gelişerek yenilenen bir teknoloji çağına ulaşması da sürekli var olan bu değişimin bir sonucudur. Günümüz bilgi toplumunun oluşumuna ve gelişimine ise iki önemli olayın temel oluşturduğu söylenebilir. Bunlardan ilki milattan önce ortaya çıkan ve avcı- toplayıcı toplumları çiftçi ve çoban toplumlarına dönüştürerek yerleşik hayata geçmelerini sağlayan Tarım Devrimi, ikincisi ise 18. yüzyılda başlayan ve nüfusun çoğunluğunun tarımla uğraştığı toplumları mal ve hizmet üreticisi konumuna getiren Sanayi Devrimi’dir. Günümüzde dünyanın giderek küreselleştiği yeni düzende insanlık tarihini ve buna bağlı olarak mevcut toplum tipini değiştirecek üçüncü bir devrim ve toplum biçiminden bahsedilmektedir. Öngörülen bu yeni ve köklü değişimin insanların bilgi anlayışındaki değişim ve teknolojinin de etkisiyle “Enformasyon (Bilgi) Devrimi” olacağı ve bunun sonucunda enformasyon(bilgi) toplumunun oluşacağı öngörülmektedir

  1. yüzyılda insanlık teknoloji alanında her geçen gün farklı bir yenilikle karşı karşıya geldi. Bu anlamda elektronik alandaki gelişmeler insanlığı bilgisayar teknolojisiyle tanıştırmış ve yüzyılın ikinci yarısından itibaren önceleri sadece araştırma ve savunma amaçlarıyla kullanılırken, sonraki yıllarda mikro bilgisayarların geliştirilmesi ve maliyetinin azalmasıyla kişisel kullanıma açılarak daha geniş bir alana yayılmıştı. Bunun yanı sıra bilgisayar sistemlerini birbirine bağlayan sistemin ‘’internet’’ adıyla insanlığın dünyasına girmesi küresel iletişimin kapılarını açmıştır. Bu anlamda ortaya çıkan gelişmeler bu teknolojilerin hayatına girdiği toplumların ekonomilerinden eğlencelerine, kültürlerinden eğitimlerine, haberleşmelerinden bilimsel araştırmalarına, hukuklarından siyasal/bürokratik yapılarına kadar birçok değişimi yaşamalarına sebep olmuştur.

 

İnternet, iletişim teknolojileri sayesinde milyonlarca insan ve bilgisayarı birbirine bağlayan, fiziksel ortamdan bağımsız sanal bir iletişim, ticaret, bilgi, eğlence ve paylaşım ortamı olarak tanımlanıyor. İnternet sayesinde sınırlar ortadan kalkmakta ve bilginin özgürce paylaşıldığı yeni toplum ortaya çıkmaktadır. Sanal ortamın dünyanın dört bir yanından milyonlarca kullanıcıyı coğrafi uzaklıkları yok sayan bir şekilde bir araya getirmesi sonucu küresel bir köyün meydana geldiği söylenmektedir

        Geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğine damgasını vuran ve tarihsel açıdan tarım ve sanayi devrimlerinden sonra – üçüncü bir devrim olarak nitelenen internet ya da daha geniş bir tanımlamayla iletişim ve bilgisayar teknolojilerinde ortaya çıkan hızlı gelişmelere tanık olmaktayız. Bu gelişmelerle birlikte internetin hızlı ve kapsamlı bir şekilde etkisini arttırması onu bir teknolojik yenilik olmanın ötesine taşıdı. İnternet bir siyaset, ekonomi, kültür ve kimlik alanı olarak tartışılmaya başlandı. İnternetin teknolojik özellikleri sayesinde küreselleştirici bir etkiye sahip olması, 1970’li yıllarda hızlanan “küreselleşme”, “enformasyon çağı”, “sanayi sonrası toplum” tartışmalarının da merkezinde yer almasına neden oldu. Bu nedenle, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin gelişim süreci 1970’li yıllarla birlikte ortaya çıkan makro gelişmelerin dışında düşünülemez. Küreselleşmenin hız kazanması ve kapitalizmin yeniden yapılanması sürecinde iletişim ve bilgisayar teknolojileri ekonomik, siyasal ve kültürel alanların dönüşmesinde önemli işlevler üstlendi. Özellikle internetin yeni bir kültürel alan, gerçeklik, özgürlük alanı ve ekonomik bir pazar olarak ortaya çıkması, küresel değerlerin, kültürel kodların, kimliklerin, alışkanlıkların hızlı bir şekilde değişime uğramasını sağladı. Diğer bir ifadeyle; internet, küresel sistemin kültürel mecrası halini geldi.

Sınırları aşma konusunda emsalsiz olan internet, kültürel alanı hızlı bir şekilde küreselleştirmeyi başardı. İnternetin kültürel alandaki bu başlattığı, yeni toplumsal ve bireysel ilişki biçimlerinin, yeni kimliklerin, yeni kültürel formların oluşmasını olanaklı hale getirerek, bir anlamda küresel ölçekte başlatmış ve aynı zamanda homojenleşmiş küresel bir kültürün inşasını sağladı. Dolayısıyla, bir devrim olarak nitelenen internet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağı olmanın ötesinde, makro düzeyde yeni bir kültürel, siyasal ve ekonomik alan olarak analiz edilmelidir. Çünkü internet kullanımından önce insan sınırları olan, kendi kültürünü yaşatan, siyasal ve ekonomik gelişmelerden müdahil olamayan bir toplumsal düzene sahipken internet devrimiyle birlikte sınırların aşıldığı, küresel bir kültürün hegemonyasında olduğu ve siyasal ve ekonomik alanda daha çok söz sahibi olduğu bir makro düzeyde toplumsal düzene sahip olundu. Uzakların yakın yakınların uzak olduğu yeni düzende bireyin daha çok yalnızlaştığını evde internete girme oranının yüksek olmasıyla açıklamak mümkündür. Ev halkı artık bir araya geldiklerinde yüz yüze bakıp sohbet etmek yerine sanal alemde mesajlaşmayı veya dolaşmayı tercih eder duruma gelmiştir. Bireyler birbirleriyle yüz yüze iletişim kurmadıkları o anki ruh hallerini ve yüz ifadelerini görememelerinden dolayı sağlıklı iletişim kuramamaktadırlar. Bunun en güzel örneği evli çiftlerin sosyal ağlardaki hesaplarından dolayı boşanmaya kadar götüren sebepler olarak bahsedebiliriz.

Uzun vadede internetin insanları mutlu mu mutsuz mu kılacağı aslında onun kim tarafından, nasıl kullanılacağına bağlıdır. İnternet’in gelişmesinin engellenmemesi için gerekli hukuksal düzenlemelerin bir an önce yapılması ve hükümetlerin bu gelişmeleri destekleyici roller üstlenmesi gerekmektedir. İnternet hayatımıza daha çok girdikçe toplumda oluşturacağı değişikliklerle kendine özgü bir internet halkı doğuracaktır. İnternet’i doğru kullanmasını öğrenen bir kullanıcının bilinçli bir dijital vatandaş olması kaçınılmazdır.

Dijital vatandaş okuduğu yazının doğruluğunu tartışan, araştırmalar yaparak farklı kaynakları inceleyin, internette tanıştığı insanlarla bu konuyu tartışan bir araştırmacıdır. Dijital vatandaş aynı zamanda demokratik ve paylaşımcı ruhuyla gelecekte özgürlük ve demokrasiyi getirecek bir güç olacaktır. Bu nedenle dijital halkın bilinçlenmesi için hepimize çeşitli görevler düşmektedir. Bu görevleri yerine getirirken unutulmaması gereken en önemli konu, internet üzerinde herhangi bir bilgiye ulaşımın tümüyle yasaklanamayacağıdır. Bu nedenle, önemli olan dijital vatandaşlar arasında “gerçek bilgiye ulaşma” bilincini yerleştirmektir. Gerçek bilgiye ulaşmanın en güvenilir ve kestirme yolu ise bilgiyi paylaşmaktır.

Yakup TAŞDEMİR

ÜSKÜDAR GENÇLİK KOLLARI AR-GE EĞİTİM KOMİSYONU ÜYESİ