photo 1

Dünden bugüne İnternet sözlüklerine baktığımızda aklımıza ilk gelenler Ekşi Sözlük , İnci Sözlük ,Uludağ Sözlük vb. oluyor.

İnternet Sözlükleriyle birlikte bir özgürlük akımı oluştu, kişiler belli bir özgürlük halkası içinde paylaşımlarda bulunmaya başladılar. Sözlük dili genellikle erkeksidir ve argo bir dil kullanılır. Bu mecrada yalnızca 3 temel kural vardır. Bunlar dini ve siyasi tartışmalara girmemek, 3. kişilere hakaret edilmemesidir.

Ekşi Sözlük baz alındığında günlük ziyaretçi sayısı twitter dan daha fazla olduğunu görüyoruz. Öte yandan İnci Sözlük ve Uludağ Sözlük için günlük toplam ziyaretçi sayısı 1.7 milyon. Bu sözlükler reklam bütçesi olarak bile twitter dan daha fazla reklam almaktalar ve üzerine bir de vergi ödenmekte. İnanıyoruz ki tüm bunların geri dönüşü zamanla daha da iyi olacak. Bizlere düşen sahip olduklarımızı geliştirip hakkını vermeye çalışmak.

Bu sözlükler hayatımıza neler kattı diye soracak olursak; İnci Sözlük, Ekşi Sözlük gibi siteler sayesinde bir çok konuya beklentisizce değinildi, interneti geliştirmek ve insanları anlamak açısından da sözlüklerin faydalı olduğunu gördük. Hangi dinamiklerle neyi, nasıl harekete geçirebileceğimizi öğrendik.

Mesela Amerika bizden teknolojik olarak önde olmasına rağmen bizim Türk gençliğimiz internette içerik planlamada daha ön plandadır. Ben inanıyorum ki kısa bir süre sonra kendi sosyal medya mecralarımızı kullanacak duruma geleceğiz. Bizim için herşey Twitter, Facebook ya da Snapchat olmamalı.

Peki Ülkesel refahımız için interneti nasıl kullanabiliriz?

20 milyon gencimizin varlığı 20 milyon ergen enerji demektir. Böyle bir potansiyel varken bunu iyi değerlendirmek gerekiyor ve bu doğal evrimi engellerle kısıtlamak yanlış olacaktır.

Drone’ların kullanılmaya başlanıldığı bir dönemdeyiz. Buna rağmen internetten uzak durmak yeni nesil için internet yasakları getirmek çok doğru olmayacaktır.
Sanallaşan sosyal ilişkiler beraberinde yeni bir toplum bilimi ortaya çıkarmıştır. Sanallaşan toplumla beraber tüketim alışkanlıkları da değişmiştir. İnternet büyüdükçe bu sektöre yatırım yapanlar farkında olmadan kazanmaya başladılar.

İnternetin yapısı ve sayısal uçurum derken asıl ifade edilmek istenen buz dağının görünen ve görünmeyen kısmıdır. Google gibi arama motorları internetin sadece görünen kısmını içerir, görünmeyen ise deep web dediğimiz arama motorları ile erişilemeyecek bölümlerdir.

Önemli gelişmelerden biri de “Bitcoin” gibi sanal bir para biriminin geleceğin en önemli yatırım aracı olma yolunda ilerlemesidir. “Bitcoin” kağıt para döngüsünü parçalayabilecek bir parabirimi olmasının yanında maddesel bir karşılığı olmayan bir veri olarak birikim yapabileceğimiz bir para birimi aynı zamanda.
2110 yılında üretiminde maximum seviyeye ulaşacağı belirlenen Bitcoin’in, 2017 yılında ise üretiminin yarısına geleceği öngörülmekte. Üretimi server tarlalarında çok zor kırılabilen uzun şifreler halinde yapılmakta ve giderek daha da uzun şifreler haline gelmektedir.

İnternet için söz konusu sayısal uçurumu ortadan kaldırmak için yapılması gerekenler;

*Telekominikasyon sisteminin serbestleştirilimesi.
*Kütüphane, postane, okul ve kamu kurumlarında internetin yaygınlaştırılması.
*İnternet.org projesi

Internet.org projesi Facebook’un kurucusu olan Mark Zuckerberg’in önderliğinde, mobil şirketler ile yakından ilişkileri bulunan büyük teknoloji şirketleri tarafından kurulan ve gelecekte konu ile ilgili STK’lar, akademisyenler ve uzmanların katılımının beklendiği küresel bir işbirliği projesidir.

Günümüzde dünya nüfusunun yalnızca üçte birinin internete erişiminin bulunurken, diğer üçte ikisinin ise internet erişimi yoktur. Bu proje ile internete erişimi bulunacak kişi sayısının 5 milyara çıkartılması amaçlanmaktadır. Proje temelde ağ toplumunu şekillendirmekte kararlı olmak amacıyla dünyayı internete bağlamak hedefiyle yola çıkmıştır.

7-8 sene önce herkesin elinde Nokia cep telefonları varken elimizdekini çok büyük bir buluş sandığımız anda, daha mükemmel bir yazılım ve kullanım sunan iPhone ortaya çıktı. Biz de ülke olarak teknolojinin geldiği ve geleceği noktaya ulaşabilecek yapılanmalar içerisinde olmalı ve bunu yeni kuşak için eğitim öğretim sistemiyle de beslemeliyiz.

5D3A4172

Dünya genelinde yaş grupları 3 kuşak etrafında toplanmıştır .

• 1965-1979 arasında doğanlara X nesli denilmektedir. X kuşağındaki kişiler; kurallara uyumlu, otoritiye saygılı, sadık, çalışkanlığa önem veren, çalışma saatlerine uyum sağlayan ve belirli bir çalışma dönemi sonrasında terfi alacaklarına inanarak sabırlı şekilde çalışmaya devam eden ve bilgisayar sistemlerine adapte olmaya çalışanlar olarak özellikleri sınıflandırılan gruptur.

• 1980-1999 arasında doğanlara Y nesli denilmektedir. Y kuşağındaki kişilerin özellikleri sıralanacak olursa; Bağımsız olmayı seven, belirlenmiş mesai saatleri arasında çalışmayı sevmeyen, çok fazla iş değiştiren, Yönetici olmak veya kendi işini kurmak isteyen, rahat para harcamak için çalışan veTeknoloji ile büyüyen kişiler olarak sayılabilir.

• 2000 yılı sonrasında doğanlara ise Z nesli denilmektedir. Z kuşağındaki kişilerin özellikleri ise İnternet ve mobil teknolojileri kullanmayı seven, İnternet aracılığı ile sosyalleşen, oyuncak yerine akıllı telefon ve tabletler ile oynayan, çabuk tüketen ve İnternet ile doğan nesildir. İleriye dönük olarak baktığımızda yazılımı her yönüyle bilmesi ve hayatlarına geçirmesi gerektiğine inandığımız bu nesildir.