erdem erkul ön

Nesnelerin interneti; nesnelerin diğer nesnelerle etkileşim kurabildiği bir etkileşim sürecidir.

Hayatımızı ve dünyayı değiştirecek bir çok uygulamayı içene alan nesnelerin internetine adapte olanlar daha rahat yaşayabilmekteyken, buna ayak uyduramayanlar ise daha gerginleşerek hayatlarını zorlaştırabiliyorlar. Çünkü nesnelerin interneti çatısı altında hayatımıza giren yenilikler; bu yeniliklere alışanların hayatlarındaki pek çok işi kolaylaştıracağından daha rahat bir hayat sürdürebileceklerdir.

Örneğin, en çok kullanılan uygulamalardan biri akıllı trafik sistemleri. Bu sistem sayesinde bölgedeki trafik yoğunluğunu, trafiğin akış hızını, belirli bir rota üzerinde tahmini varış süresini tespit ederek, trafiğe çıkmadan önce tedbirimizi alarak alternatif yolları tercih edebiliyoruz. Bu uygulama başlı başına hayatımızı kolaylaştırmakla beraber zamanımızı da daha iyi kullanmamızı sağlıyor.

Nesnelerin interneti uygulamaları, sensörlerin tek tek erişilebilir olmasının yanında, bir çok sensörün birleşerek farklı değerler üretmesini de amaçlamaktadır. Sensör verilerinin ilgili kaynaklara erişimi sağlanarak spesifik bir uygulama hedefleniyor. Bu nedenle “Nesnelerin İnterneti” kavramı ve “Büyük Veri” birbiriyle iç içe olan uygulamalardır.

Nesnelerin İnterneti’nin başlıca uygulama alanlarına bakacak olursak;

Akıllı şehir uygulamaları; atık yönetimi ile dolan çöp konteynırlarının toplanma faaliyetinin gerçekleştirilmesi. Araç park uygulamaları ile gideceğiniz ya da bulunduğunuz yerdeki park doluluk oranı ve ücretinin size bildirilmesi. Trafik sistemlerinde trafik yoğunluğunun bilgisine erişilmesi gibi uygulamalardır.

Akıllı çevre uygulamaları; hava kirliliği, orman yangını gibi çevresel faktörlerin takip edilerek acil bir durumda gerekli tedbirin alınmasını sağlayan uygulamalardır.

Akıllı ev uygulamaları; güvenlik, ışık ve ısı gibi sistemlerin uzaktan kontrolünün sağlanmasını sağlayan uygulamalardır.

Tedarik uygulamaları; belirli bir ürüne ilişkin stok durumunun belirlenmesi ve sipariş verilmesini sağlayan uygulamalardır.

Akıllı Hayvancılık uygulamaları; hayvanların bulunduğu ortamların ısısının ve zararlı maddelerin durumların belirlenmesini sağlayan uygulamalardır.

nesnelerin-interneti

1990lı yıllarda konuştuğumuz internet kavramı ile şu an gelinen noktaya baktığımızda aradaki uçurumu görmemek mümkün mü? 2015 yılındayız ve hala interneti konuşuyoruz. Bu hıza ayak uydurmak zor olsa da önceden 5-10 yılda oluşan gelişmelerin yerini şimdilerde 1-2 günde tamamlanan gelişmeler aldı. Facebook, Twitter gibi kavramları bize 20 yıl önce söyleseler inanmazdık ama şimdi bu mecralar yeri geliyor hayatımıza yön veriyor. Her birimiz bu sosyal mecralarla birlikte elektronik cihazların çevrelediği bir çemberin içinde yaşıyoruz.

İlerleyen zamanlarda belki sadece elimizdeki bir tane cihaz ile hayatımızın her aşamasına müdahale edebilir hale geleceğiz. Teknoloji her an bizimle beraber diyebiliriz. En basiti nabzımızın atış hızından bizi haberdar ederek ona göre nasıl hareket etmemiz gerektiğinin bilgisini veren teknolojiyle iç içeyiz. Bu dürtüyle çalışıyorsanız ara veriyorsunuz, koşuyorsanız biraz soluklanıp dinleniyorsunuz mesela.

70’ li yıllar dergilerde televizyonun nasıl kullanılacağının anlatıldığı yıllardı. Eskiden evimizde kullandığımız elektronik aletleri bir düşünelim. Tüplü televizyonlardan Led TV’lere, merdaneli çamaşır makinalarından; sessiz otomatik çamaşır makinalarına, kocaman ve acayip gürültü çıkaran ev süpürgelerinden; küçük ve sessiz süpürgelere doğru bir çok değişimin içinde ilerliyoruz. Bu farklılıkların hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını da yok sayamayız tabii. Teknoloji hepimizde bir bağımlılık yaptı. Sosyologlar da bunun doğruluğunu onayladıkları gibi, kullanılmasına da dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

Önceleri bize üst düzey birine ulaşmak mümkün mü? diye sorsalar “çok zor’’ derdik ama gelişen teknolojiyle birlikte üst düzeyden sayılabilecek birilerine 6 adımda ulaşabiliyorsunuz. Nesnelerin interneti ile birlikte bu 6 sayısı belki de 3’e düşecek.

1957 yılında bir bilgisayarı 13 kişi bir kamyondan ofise taşıyorlardı, 2017 yılında 1 kişi 13 cihazı üzerinde taşıyacak hale gelecek. Bu dalganın olumlu yanları olduğu kadar olumsuz yönleri de var elbette. Cihaz sayılarında da inanılmaz bir artış söz konusu. Bilişim şirketlerinin ilerleyen dönem yatırımları özellikle nesnelerin internetine yönelik olacak. Kamu sektörü % 76 oranında yatırımını nesnelerin interneti alanına yapacak.

“Büyük Veri” ise hayatımızın her alanında kullanılmaya başlandı. Firmalar bunu müşteriler, tedarikçiler ve ürünler alanında kullanıyorlar; hatta veri ambarlarındaki datalardan elde ettikleri bilgileri karar alma aşamasında değerlendiriyorlar. Bu verileri doğru kullandıklarında risklerini en iyi şekilde yönetebiliyorlar. Hepimizin elinden düşürmediği cep tefonlarında bulunan milyonlarca sensör uygulamaları ve sosyal medyada tüm dünyada milyonlarca insanın ürettiği veriler depolamakta.

“Yapay Zeka” bilgisayarların ya da bilgisayar denetimli robotların insana özgü niteliklerin olduğu kabul edilen yüksek zihinsel süreçlere ilişkin görevleri yerine getirme yeteneği olarak tanımlanabilir. Yapay Zeka ile birlikte hayatımıza giren robotlar, bizimle konuşuyor, bize karşılık veriyor ve her türlü işi yapabiliyorlar. Yapay Zeka teknolojisinin gelişimiyle iş alanlarını robotlar devralacağı için birçok insanın işinden olacağı öngörülüyor. 8-10 kişinin yapabileceği bir işi tek bir robotun yapabileceği döneme doğru gidiliyor. Bir çok raporda iş kaybı için bir tehdit olabileceği düşünülse de bunu avantaja dönüştürebilecek yöntemler mutlaka gündeme alınmalıdır.