13474092_1194282757270253_476196198_n

Çocuk Pornografisi hukuksal, toplumsal, ahlaki olarak çok çeşitli bağlamlarda değerlendirilerek tartışılmaktadır. 18 yaş altındaki kişilerin yer aldığı müstehcen görüntüleri bulundurmak ve paylaşmak Türk Ceza Kanunu 226. maddeye göre suç sayılmıştır. İnternetin yaygınlaşması ile çocuk pornografisi içeren yayınlara ulaşılması daha da kolay olmaktadır.  Bununla birlikte, suçun delillendirilmesi kolay olmamakta ve somut bulgular olmaksızın delillendirme yapılamamaktadır. Çocuk pornografisinin delillendirilmesinde esas sorun, pornografik görüntülerdeki kişinin gerçekten çocuk (18 yaş altı) olup olmadığının sadece ekrana bakarak tespit edilememesidir. İçeriğindeki kişilerin çocuk olduğundan şüphelenilen herhangi bir pornografik görüntüdeki bir kişi acaba gerçekten çocuk mudur? Yaş tespitinde hangi yöntemler uygulanabilir? Bu gibi sorular çocuk pornografisi suçlarının delillendirilmesi bağlamında cevaplanması gereken kritik sorular olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, mevcut yaş tespit yöntemleri ve bu yöntemlerin dijital ortamdaki pornografik görüntülerden yaş tespiti için de uygulanıp uygulanamayacağı araştırılmıştır. Pornografik görüntülerde yer alan ve çocuk olabileceğinden şüphelenilen kişilerin yaş tespiti açısından Bir pornografik materyaldeki kişinin gerçekten 18 yaşının altında olduğu ve özellikle de 15-16-17-18 yaşlarından herhangi birinde olabilme şüphesi var ise kişinin gerçekten yetişkin mi yoksa çocuk mu olduğunun ekrana bakarak kesin olarak anlaşılması mümkün değildir. Çünkü insanlar, bir kişinin yalnızca görüntüsüne bakarak yaptıkları yaş tahminlerinde, kişinin gerçek yaşından çok farklı yaş tahminlerinde bulunabilmektedirler.  Adolesan dönemde olduğu görülen kişilerin yaş tespitinde kesin bir takvim yaşı vermek yerine ‘yaş aralığı’ verilmesinin doğru olacağı sonuçlarına varılmıştır.

Anahtar sözcükler: Yaş tespiti, dijital, görüntü, çocuk, pornografi.

   Çocuk pornografisi, çocuklara yönelik cinsel suiistimalin ulaştığı en uç noktadır. Çocuk pornografisi ile mücadelenin temel amacı ise bu yayınların üretiminde çocukların kullanılıyor olmasıdır.  Çocuk pornografisi ile mücadelede çok etkili sonuçlara ulaşılamamaktadır. Bunun çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Bunlardan biri, çocuk suiistimalinin diğer suiistimal şekillerinden farklı olarak mağdurlarca daha az dile getiriliyor olmasıdır. Çocukların özellikle ailelerinden veya yakın çevrelerinden olan yetişkinlerin cinsel istismarına çok yaygın olarak maruz kaldıkları bilinmektedir. Mağdur tarafından dile getirilememe nedeniyle bu tür istismarlar ortaya çıkarılamamaktadır.  Diğer bir neden olarak çocuk pornografisi üreticilerinin, dağıtımcılarının, ticareti ile uğraşanların, koleksiyoncuların, seks turizminin çok yaygın olmasıdır. Son olarak gelişen bilgisayar teknolojileri yardımıyla çocuk pornografisinin hızlı ve geniş erişim olanaklarına kavuşması çocuk pornografisi ile mücadelede etkili sonuçlara ulaşılmasını engellemektedir.

Tarihsel olarak Yunan edebiyatına kadar uzanan ve baskı makinelerinin üretimiyle özellikle 1800’lü yıllarda kağıt temelli fotoğraf, dergi ve video kasetler yoluyla neşredilen çocuk pornografisi görüntüleri  teknolojinin gelişimi ve internetin imkanları sayesinde dijital evrende yerini almış ve 1970’lerden itibaren “ev endüstrisi (cottage industry)” olarak tabir edilen görüntüler, internet üzerinden hızla çoğalmaya başlamıştır. Günümüzde internet, sadece çocuk pornografisi görüntülerinin üretilmesine, gösterilmesine, yayılmasına ve ticaretine ortam oluşturmanın yanında, çocuk pornografisi ile uğraşanların birbirleri ile irtibat kurarak, “seks halkası” olarak tanımlanan ağlarını büyütmeye ve yeni kurbanları bu ağa düşürmeye de yarar sağlamaktadır. 1998 yılında İnterpol ve İngiliz polis teşkilatınca gerçekleştirilmiş olan Katedral Operasyonu ile Wonderland Klübü Amerikan Milli Kayıp ve İstismar Edilmiş Çocuklar Grubu (National Missing and Exploited Children’s Group) tarafından rapor edilmiş olan istatistiklere göre; olaylara karışan çocuklardan; olarak bilinen büyük bir seks halkası ortaya çıkmıştır. Operasyon ile içlerinde Türkiye’nin de olduğu, yaklaşık 49 ülkeye yayılmış 180 üyesi belirlenebilmiştir. Operasyonda çocuk pornografisi içerikli 750.000 resim ve 1.800 saatin üzerinde dijital hale getirilmiş video görüntüsü tespit edilmiştir. Görüntülerin incelenmesi ile 1.200 farklı çocuğun kullanıldığı fark edilmiş ve bu çocuklardan sadece 18’i bu bataklıktan kurtarılabilmiştir.

  • 77%’si 14 – 17 yaş grubu, ve 23%’ü 10 – 13 yaş grubundan oluşmaktadır.
  • 5’te 1’i zorla cinsel istismara maruz kalmıştır.
  • 3’te 1’i erkek, 3’te 2’si kız çocuklardan oluşmaktadır.
  • İstismarların 70%’i çocuğun kendi evinde, 30%’u ise arkadaşının evinde gerçekleşmiştir.
  • Olayların sadece 24%’ü aileler tarafından bildirilmiştir.

İnternetle birlikte yazılı, sesli ve görsel içeriğe erişim sağlama ya da bu içeriği paylaşma son derece kolay ve hızlı şekilde gerçekleştirilebilir olmuştur. Bu kapsamda, internet üzerinden pornografiye erişim, paylaşım ve dağıtımı da daha önce hiç olmadığı kadar kolay hale gelmiştir. Ayrıca, kişilerin kim olduklarını gizlemek suretiyle internetteki pornografik içeriğe erişim sağlayabilmeleri de ayrı bir kolaylaştırıcı unsur olmuş ve günümüzde pornografik içerik, internette en çok aranan, erişilen ve paylaşılan içerikten biri haline gelmiştir. Pornografik içerikli internet siteleri sürekli olarak yenilenen ve güncellenen görsel içerikleriyle mevcut durumda internetteki tüm görüntülü içeriğin önemli bir kısmını teşkil eder hale gelmiştir. Dahası internet kullanıcılarının kendi aralarında kurdukları gruplar, forumlar ve paylaşım ortamlarında da hızlı şekilde içerik paylaşabilmeleri imkanı sayesinde, belirli bir tipteki pornografik içeriğe erişmek isteyen kişilerden oluşan gruplar dahi oluşmuş ve hemen her türde pornografik materyal, dünyanın herhangi bir noktasındaki kişiler arasında kolaylıkla erişilebilir, paylaşılabilir ve transfer edilebilir hale gelmiştir.  Günümüzde, arama motorlarında en çok aranan içerik türlerinden biri olan pornografik içerik, aynı zamanda internetle birlikte karşımıza çıkan en problemli alanlardan biri olmaya başlamıştır. Yasak olmayan yetişkin pornografisine internette bu kadar kolay ulaşabilmesinin doğurabileceği sorunlara ilişkin tartışmalar henüz bitmemişken, giderek önemli bir sorun halini alan başka bir pornografi türüyle daha karşı karşıya kalınmış bulunmaktadır: ‘Çocuk pornografisi’…  26.9.2004 tarihinde kabul edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun(T.C.K.) 226. maddesinin 3. fıkrası şöyledir: “Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır…” Görüldüğü gibi pornografik materyallerde reşit olmayan kişilerin kullanılması ve bu tip pornografik materyallere erişim sağlanması, bulundurulması ve paylaşılması suç sayılmıştır. Çocuk pornografisinin özellikle internetle birlikte son yıllarda sıkça duymaya başlamamız, aslında bu sorunun yeni ortaya çıkmış zamanlardan beri var olan bu sorunun artık dijital ortamda ve küresel boyutta karşımıza çıkıyor olmasından kaynaklanmaktadır.

Pornografi tanım olarak, cinsel arzu, heyecan ve uyarılma sağlamak üzere yapılmış ve genellikle sanatsal değer ortaya koymayan her türlü yazılı, görsel ve işitsel materyaldir. Çocuk pornografisi konusu ve özellikle de “internette çocuk pornografisi” sorunu psikolojik sosyolojik açılardan da ele alınabilecek bir konudur. Ancak bu çalışmada, çocuk pornografisi, başta internet olmak üzere dijital ortamda herhangi bir yerde karşımıza çıkan bir suç olarak özellikle delillendirme süreçleri açısından ele alınacaktır.

Çocuk pornografisi suçlarının soruşturma ve inceleme süreçlerinde, görüntülerdeki kişinin gerçekten çocuk olup olmadığının tespiti konusunda çok dikkatli ve hassas olunması gerekmektedir. Çünkü yapılan bu değerlendirme mahkemede doğrudan değerlendirmeye alınacak ve belirtilen bu değerlendirmeye göre kişi suçlu veya masum ilan edilecektir. Ayrıca, internetle birlikte sıkça duyulmaya başlanan olaylardan olan çocuk pornografisi suçu, bu suçtan henüz şüpheli durumda olan bir kişi için dahi yalnızca hukuki açıdan sorun teşkil eden bir durum olmayıp, aynı zamanda toplumsal açıdan da ciddi derecede fiziksel, psikolojik ve sosyal yaptırımlarla karşılanan bir durumu beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, suçtan hüküm giymek bir yana, şüphelisi olmak dahi, bireyin ailesi, yakın çevresi, arkadaşları ve en nihayetinde toplum içerisinde dışlanan ve kimi zaman da daha ileri müdahalelere varan durumlara maruz kalmasına neden olabilmektedir. Suçu işlemiş olabileceği şüphesi altında olan bir kişinin daha sonra böyle bir suçu işlemediği ortaya konulsa dahi, kişinin, hayatının tekrar eskiye dönmesi çok zor olmakta ve hayatının ilerleyen dönemlerinde de bu durumun ağır sosyal sonuçlarını yaşamaya devam etmektedir. Çocuk pornografisi suçlarının delillendirilmesi sürecine geçmeden önce, çocuk pornografisi gerçeğinin alt yapısını oluşturan ve bu problemin temel unsuru olan “çocuklara cinsel arzu duyma (pedofili)” sorununa kısaca değinmek gerekir.

Pedofili

Pedofili, yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlıkdır. Bu rahatsızlığa sahip kişilere pedofil  denir.  Pedofillerin çocuklara karşı duydukları cinsel arzu genellikle kız çocuklarına karşı söz konusu olmakla birlikte, bazı pedofiller sadece erkek çocuklara diğer bazı pedofiller ise hem erkek hem kız çocuklara karşı cinsel arzu duyarlar.

APA (Amerikan Psikoloji Derneği), pedofili durumunun teşhisi için şu kriterleri belirlemiştir (APA, 2000:528):

  • En az 6 aylık bir süreyle, geçici olmaksızın, tekrar eder şekilde, ergenlik dönem öncesi çocuklara (genel olarak 13 yaş ve altı) karşı yoğun şekilde cinsel uyarılmaya varan fanteziler, cinsel istek ve bu kişilerle cinsel faaliyet içeren davranışlar sergilemek,
  • Kişinin bu tür fantezileri, cinsel istekleri ve davranışlarının klinik açıdan önemli derecede zor bir duruma neden olması veya sosyal, mesleki veya diğer önemli faaliyet alanları açısından bozulmaya neden olması,
  • Kişinin en az 16 yaşında olması ve ilgi duyduğu çocuktan en az 5 yıl büyük olması.

APA’nın kriterlerine göre, kişi, çocuklarla gerçekten bir cinsel faaliyet içerisine girmemiş bile olsa pedofil olarak adlandırılabilir.

Pedofili olma halini, duygusal boyutta ve reel olarak yaşayan kişiler birbirinden farklı davranışlar gösterirler. Aktif pedofiller için çocuklarla cinsel ilişki kurmak, yaşamlarının bir parçasıdır ve bu grupta yer alan kişiler çocuklara daha fazla zarar verir. Ancak pedofilliği duygusal düzeyde kalan yani çocuklarla fiziksel olarak birliktelik kurmayan kişiler için, çocukların kullanıldığı resim, görüntü veya yazılı materyallerden zevk alma söz konusudur. Bununla birlikte, bu kişilerin yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde aktif pedofil olma olasılığının ne olduğu konusunda bir değerlendirme yapılamamaktadır. Bunlara ilave olarak, pedofil olmadığı halde, yani çocuklarla cinsel birliktelik kurma arzusu duymadığı halde, çeşitli nedenlerle karşısına çıkan durumlara göre hareket eden ve bir çocukla cinsel birliktelik kurma imkanı bulduğunda da bundan kaçınmayan kişiler de vardır. Bu kişiler aslında cinsel birliktelik için normalde bir çocuk bulma arayışında değillerdir, ancak bir çocuk ile cinsel ilişki yaşama fırsatı bulduklarında da bundan uzak durmaya çalışmayan kişilerdir. Görüldüğü gibi pedofili, çok farklı görünümleri olan bir durumdur ve tam olarak neden kaynaklandığı henüz bilinmemektedir. Ancak bu durumun arkasında çok çeşitli psikolojik ve sosyolojik nedenler olabileceği değerlendirilmektedir.

Tarihsel açıdan bakıldığında, yetişkinlerle ergenlik çağının sonrası dönemdeki kişiler arasında gerçekleşen cinsel birlikteliklerin, geçmişte de yaşandığı bilinmektedir. Örnek olarak, Eski Yunan’da yetişkin bir erkekle yaşı 12-18 arasındaki oğlanların birlikteliği toplumda karşılaşılan bir birliktelikteliktir.

Pedofilinin insanlar arasında ne oranda görüldüğü konusunda kesin bir rakam vermek mümkün değildir. Yapılan bir araştırma, yetişkin erkeklerin dörtte birinin hayatlarının bir döneminde, ergenlik çağı ve öncesindeki kişilere karşı bir şekilde cinsel duygular hissettiklerini göstermektedir.

Çocuk Pornografisi

Pornografi kelimesi köken olarak Fransızcadan dilimize yerleşmiştir. Orijinal formu  “ Pornographie” dir. “ Açık saçık yayın veya resim; edebe aykırı kitap veya resim” anlamına gelmektedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere eylem olarak cinselliğin yapılmasından ziyade onun yayını ön plandadır.

Hukuk sistemlerinde çocuk olarak tanımlanan yaş grubunda bir çocuğun gerçek veya kurgulanmış herhangi bir cinsel aktivite içerisinde gösterilmesi veya vücudunun belli yerlerinin cinsel amaçla gösterilmesi çocuk pornografisi olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımın içerisine fotoğraflar, slâytlar, dergiler, çizimleri filmler ve videokasetler dâhil edilmektedir .

Çocuk haklarını korumaya yönelik Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan Çocuk Hakları Sözleşmesine ek olarak üye devletler arasında 25.05.2000’de imzalanan bir protokolde çocuk pornografisi şu şekilde tanımlanmaktadır: Çocuk pornografisi, “Çocuğun gerçekte veya taklit suretiyle bariz cinsel faaliyetlerde bulunur şekilde herhangi bir yolla teşhir edilmesi veya çocuğun cinsel uzuvlarının ağırlıklı olarak cinsel amaç güden bir şekilde gösterilmesidir” .

Türk Ceza Kanunu 226. maddenin son fıkrasında “Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.”  denilmek suretiyle çocuk pornografisinde, çocukların sanatsal ve tıbbi amaçlar hariç olmak üzere cinsel heyecan uyarmak amacıyla yazılı veya görsel materyallerde kullanılmasının yasaklandığı görülmektedir.

Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan Çocuk Hakları Sözleşmesine ek olarak 25.05.2000’de imzalanan protokoldeki çocuk pornografisi tanımında “…taklit suretiyle…” denilmek suretiyle gerçek bir çocuğun veya canlandırma şeklinde oluşturulmuş bir çocuğun da kullanılması da yasaklanmıştır. Ayrıca tanımdaki “…yazılı veya görsel materyal…” ifadesiyle cinsel açıdan açıkça belirli olan fotoğraf, film, çizgi film, heykel, video, resim, animasyon tipinde her türlü yapım ve üretim çocuk pornografisi materyaline dahil edilmiştir. Çocuk pornografisi, aslında çocukların cinsel istismarının bir başka şeklidir. Diğer istismar şekilleri, çocuğa şiddet, çocuk kaçırma, çocukları ilaç testlerine tabi tutma, vb eylemlerdir.

Ankara Kriminal Polis Laboratuvarına incelenmek üzere gönderilen çocuk pornografisi vakaları çerçevesinde yapılan teknik incelemelerde, çocuk pornografisi içerikli materyaller incelendiğinde, çocuk pornografisiyle genellikle iki şekilde karşılaşıldığı görülmektedir.

  • Çocuklarla cinsel beraberliği açıkça göstermeyen ancak çocukların cinsel amaçlı çıplak görüntülerini içeren pornografi,
  • Çocukları doğrudan cinsel ilişki halinde gösteren pornografi.

Çocukların yukarıda belirtilen her iki şekilde de kullanılması yasaktır. Herhangi bir müstehcen görüntüdeki bir kişinin gerçekten cinsel uyarıcı olarak mı yoksa reklam, pazarlama veya estetik amaçlı olarak mı yer aldığı konusu en başta belirlenmesi gereken konulardan biri olmaktadır. Örnek, çocuk mankenlerin resimlerinin bulunduğu bir katalog sitesi, bazı kişileri tahrik ettiği savından yola çıkılarak çocuk pornografisi sayılabilir mi, yoksa bunlar estetik açıdan konulmuş resimler mi sayılacaktır?  Bu konuda, değerlendirmelerde faydalı olması açısından APA tarafından çeşitli kriterler getirilmiş ve bir görüntünün pornografik nitelikte olduğu sonucuna varılabilmesi için aşağıdaki durumların mevcut olması gerektiği sonucuna varılmıştır:

  1. a) Görsel materyalin, çocuğun cinsel organlarının olduğu bölgelere odaklanması,
  2. b) Görsel materyalin dekor ve ortam şartları, cinselliği ima edici olması. Diğer bir ifadeyle, görüntülerin çekildiği yerin genel olarak cinsel faaliyetlerde kullanılan bir yer olması veya görüntüdeki çocuğun doğrudan cinsel faaliyetle ilgili bir pozda gösterilmesi,
  3. c) Çocuğun, yaşına göre doğal olmayan bir poz veya duruş halinde ya da uygunsuz bir kılıkta gösterilmesi,
  4. d) Çocuğun tam olarak üzerini giyinmiş vaziyette mi gösterildiği yoksa kısmen giyimli ya da tamamıyla çıplak olup olmadığı,
  5. e) Çocuğun görsel olarak resmediliş şeklinin, cinsel açıdan uyarıma neden olan bir davranış içerip içermediği ya da çocuğun gösteriliş tarzının cinsel faaliyet içerisine girmeye istekli bir durum ima edip etmediği,
  6. f) Çocuğun gösteriliş şeklinde, izleyenin cinsel bir tepki vermesinin amaçlanmış olup olmadığı,

Çocuk pornografisi içerikli olabileceğinden şüphelenilen görüntülerin değerlendirilmesinde bu kriterlerin geniş şekilde yorumlanması gerekir. 18 yaş ve üzerinde olmasına rağmen özellikle çocuk görünümü verilerek pornografik materyallerde kullanılan görüntüler için de aynı değerlendirme yapılmalıdır. Örnek olarak, At kuyruğu yapılmış, renkli tokalı, kurdelalı saçlarıyla, çocuk kıyafeti giydirilmiş şekilde, çocuk makyajıyla, çocuk sesiyle ve elinde lolipop yalayan 18 yaşındaki bir kızı içeren pornografik görüntüler de bu kapsamda yer almaktadır.

İnternet ve Çocuk Pornografisi

İnternetle birlikte her türlü yazılı, işitsel ve görsel içeriğe erişim sağlayabilme veya paylaşabilme mümkün hale gelmiş ve buna bağlı olarak, internet üzerinden pornografiye erişim, pornografik içeriğin paylaşımı ve aktarılabilmesi kolaylaşmıştır. Dijital teknoloji sayesinde pornografik içerik kolay ve hızlı şekilde çoğaltılabilir hale gelmiş ve pornografik materyaller herhangi bir kişi tarafından dahi kolaylıkla üretilebilir ve dağıtılabilir hale gelmiştir. Son 15 yıldır, internetin hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmasıyla birlikte, pornografi de giderek video kasetlerden, dergilerden ve fotoğraflardan bir çok çeşitli elektronik formata dönüşmüş durumdadır. Günümüzde, her tüm film veya resim, masaüstü veya dizüstü bilgisayarlardan ya da tablet bilgisayarlardan(iPAD) ya da cep telefonlarından görüntülenebilir hale gelmiştir. Çocuk pornografisinin de benzer bir dönüşüm göstermesine şaşırmamak gerekir. İnternetin işleyiş ve altyapısı göz önüne alındığında bir çok suçta ve çocuk pornografisinde bir ortam olarak kullanılmasının nedenleri olduğu görülebilir. Bunlardan bazılarını şu şekilde belirtebiliriz;

  • Kişinin kimliği kolaylıkla gizlenebilmekte, kimlerin bu suçu işlediğinin tespiti çoğu zaman mümkün olamamaktadır.
  • Materyalin üretim ve dağıtımı kolaylaşmaktadır.
  • Çok sayıda ve çeşitli kullanıcının isteğine uygun tipteki içeriğe ulaşım imkanı sağlamaktadır.
  • Görüntü ve resimleri yayınlayan sunucu bilgisayarlar ve siteler, dünyanın başka bir noktasında bulunabilmektedir. Özellikle bu durumlarda soruşturmacılar etkin olarak mücadele verememekte ve kimi zaman da suçu işleyenler herhangi bir takibata uğramamaktadırlar.
  • Hukuki anlamda ülkeler arası yasalar birbirinden farklıdır ve her ülke, durumu kendi yasalarına göre ele almaktadır.

Çocuk pornografisiyle mücadele konusunda, bütün devletler aynı hassasiyeti göstermemekte, hatta bazılarında çocuklarla seks bir sektör olarak dahi görülmektedir. Örnek, Tayland, Jamaika, Kostarika, Filipinler.

Ankara Kriminal Polis laboratuarına çocuk pornografisi vakalarına ilişkin incelemelerde görülmektedir ki, internet üzerinde çocuk pornografisine ulaşmak için aşağıdaki dijital ortamlar sıklıkla kullanılmaktadır:

  1. a) İnternette yer alan çocuk pornografisi materyali paylaşılan forumlar ve gruplar, Örnek, “boylovers”
  2. b) E-mail ve haber grupları,
  3. c) İnternete bağlı bilgisayarlar arası birebir (peer-to-peer) dosya paylaşımı sağlayan programlar. Örnek, “emule”.
  4. d) Çocuk modellerin yer aldığı internet siteleri,
  5. e) İnternet üzerinde çocukların yer aldığı sohbet odaları,
  6. f) Görüntülü iletişim sağlayan programlar Örnek, “Skype”, “Microsoft Live Messenger”,
  7. g) İnternet üzerinde özel üyelik gerektiren diğer gruplar, ı) İnternet üzerinde dosya depolama imkanı veren ücretsiz siteler

 

Çocuk Pornografi Suçlarında Delillendirmeye Yönelik Laboratuvar İncelemesi

Bilişim Suçları Laboratuarlarına gelen çocuk pornografisi olayları incelendiğinde çocuk pornografisi suçlarındaki çeşitlilik kendini göstermektedir. Bilişim Suçları Laboratuarlarında aşağıdaki çeşitli seviyelerdeki görüntülerle karşılaşılmaktadır.

1-Çocuklarla cinsel ilişki,

2- Çocuklara karşı şiddet,

3- Çocuklara karşı şiddet ve zorla cinsel ilişki,

4- Birden fazla çocuğun bir birleri ile cinsel ilişkisi,

5- Cinsel ilişki veya şiddet olmadan sadece çocuğun cinsel bölgelerinin gösterilmesi, 6- Cinsel bölgeler gösterilmeden sanat amaçlı çekilmiş görüntüler,

7- Reşit olan bir şahsın çocuk gibi gösterilmesi,

8- Çizgi film veya bilgisayar animasyonları ile üretilmiş çocuk görüntüleri.

Türk Ceza Kanunu(T.C.K) 226. madde de, 18 yaş altındaki kişilerin (küçüklerin) cinsel faaliyet içerisinde bulunduğu görüntüleri üretmek, bulundurmak ve dağıtmak suç sayılmıştır.

İçerisinde küçüklerin bulunduğu şüphesi ile incelenen bir pornografik materyalin gerçekten çocuk pornografisi olup olmadığını belirleyen en önemli husus, görüntülerdeki kişinin, yaş itibariyle gerçekten çocuk olup olmadığıdır. Bir pornografik materyaldeki kişinin gerçekten 18 yaşının altında olduğu ve özellikle de 15-16-17-18 yaşlarından herhangi birinde olabilme şüphesi var ise kişinin gerçekten yetişkin mi yoksa çocuk mu olduğunun ekrana bakarak kesin olarak anlaşılması mümkün değildir. Çünkü insanlar, bir kişinin yalnızca görüntüsüne bakarak yaptıkları yaş tahminlerinde, kişinin gerçek yaşından çok farklı yaş tahminlerinde bulunabilmektedirler.

Çocuk pornografisinin incelenmesi süreci ile ilgili diğer bir husus da, bir dijital depolama cihazının (hard disk, disket, CD vs) incelenmesi sürecinde, cihaz içerisinde bulunan ve çocuk pornografi olduğu görülen sayıca 1-2’yi geçmeyen resmin bulunması veya internet sayfalarının açılmasını sağlayan programların adres kısmında çocuk pornografisi içerikli bir sayfaya ait olan bir link bulunması durumlarında nasıl hareket edileceğidir. Bu durumlarda acaba kişinin çocuk pornografisini bilerek ve isteyerek bulundurduğu veya erişim sağladığı yargısına varmak doğru olacak mıdır? Pek tabi ki söz konusu içerik bir resim de olsa, tek bir link de olsa inceleme sonucu düzenlenecek raporda sunulacaktır ancak yalnızca söz konusu bir resme veya bir linke dayanarak kişinin doğrudan, bilerek ve isteyerek çocuk pornografisine girdiği veya bulundurduğu sonucuna varılması yanlış olacaktır.

Kimi zaman internet kullanıcıları, virüsler, reklam yazılımları, bir web sayfası içerisine gömülmüş gizli linkler, aldatıcı butonlar, kandırmaya yönelik mesajlar vb bir çok şekilde, pornografik sitelere veya sayfalara yönlendirilebilmektedirler. Kimi zaman bu siteler içerisinde çocuk pornografisi içeriği de yer almakta ve o sayfanın açılmasıyla birlikte bilgisayar hard diskinde o sayfalardan bazı metin veya resimler kalabilmektedir.

Kimi zaman da kullanıcı gerçekten yasal olan yetişkin pornografisi içerikli sitelere bilerek ve isteyerek erişmiş ancak bu siteleri ziyareti esnasında, kendi isteği dışında çocuk pornografisi içerikli başka bir siteye de yönlendirilmiş olabilir. Bu gibi durumlarda, kullanıcı söz konusu sayfadan hemen çıksa dahi, o sayfalardan da bir takım metin, resim veya linkler, hala bilgisayarda kalmaya devam etmektedir. Hatta eğer ki kullanıcı bilgisayar konusunda yetkin ise ve bu kalıntıları kendi kişisel gayretiyle bulup tek tek silmiş olsa dahi, yine de bunlar kriminal incelemeciler tarafından geri getirilebilmektedir.

Görüldüğü gibi yukarıdaki durumların hepsi ihtimal dahilinde gerçekleşebilecek olaylardır. Bu gibi durumlarda, söz konusu materyalin bulunduğu bilgisayarın sahibi gerçekte ne bir pedofildir ne de çocuk pornografisiyle ilgili bir takım küçük resim veya linklerin bilgisayarında kaldığının farkındadır. Bu gibi durumlarda, bilgisayarın kullanıcısının doğrudan çocuk pornografisi bulundurduğu veya paylaştığı kanaatine varmaktan ziyade bu yönde diğer destekleyici unsurların mevcut olup olmadığına bakmak gerekir.

Destekleyici unsurlara aşağıdaki gibi örnekler verilebilir:

  1. a) Bilgisayarda, çocuk pornografisi içerikli çok sayıda resim, video, link, forum üyeliği vb kaydın bulunması,
  2. b) Söz konusu materyalin, bilgisayarın programlarının olağan çalışması gereği internetten gelmiş olabilecek konumlarda değil de, kullanıcının müdahalesini gerektirecek şekilde varsayılan alanlar dışında bulunuyor olması, Örnek, Pornografik görüntülerin “Geçici İnternet Dosyaları” klasörü değil de, masaüstünde kullanıcın kendisinin oluşturup isim verdiği bir klasör içerisinde muhafaza ediliyor olması,
  3. c) Materyalin sadece internetteki bir siteyi ziyaret etme sırasında bilgisayara kopyalanma imkanı bulunmayıp, dosyanın kopyalanması için özel bir çabayı gerektirecek nitelikte olması, Örnek; 500 MB büyüklüğünde bir video dosyası,
  4. d) Dosyaların bilgisayar haricindeki CD, USB bellek ve hafıza kartı gibi dış ortamlara alınmış olması,
  5. e) Görüntülerin şifrelenmiş, gizlenmiş, ziplenmiş vb dosyalar şeklinde başkalarından gizlenecek şekilde korunmuş olması. Yukarıdaki gibi destekleyici mahiyetteki bulguların mevcut olduğu durumlarda, çocuk pornografisi bulundurma eyleminin bilerek ve isteyerek bulundurduğu yönünde daha güçlü bir kanaate varılabilir.

Delil tespiti ve incelemesi yapan bilirkişi veya uzmanın, bu hususları da göz önünde bulundurması ve bilirkişi olarak sunduğu rapordaki kanaatini, bu gibi somut verilere dayandırması gerekir. Aksi takdirde, sırf birkaç link veya resmin, internetten gelen içerik için bilgisayardaki varsayılan olan alanda bulunuyor olmasına dayanarak, yanlış bir yargıya varılması, kişilerin yaşamlarının karartılması ve kişilerin suçsuz yere hukuki ve sosyal açıdan ağır yaptırımlara maruz kalması gibi hatalara neden olunabilir.

 

Çocuk Pornografisi Suçları Bağlamında Görüntülerden Yaş Tahmini

Görüntü İncelemeleri Laboratuvarlarında yüz karşılaştırması yapılarak iki resimdeki şahsın aynı olup olmadığı tespit edilebilmektedir. Adli Tıp Laboratuarlarında şahsın seçilen eklemlerinin kemikleşme oranını incelenerek yaş tayini yapılabilmektedir. Ancak resim üzerinden kesin yaş tespiti yapmak bilimsel olarak mümkün değildir. Her ne kadar görüntüdeki kişinin bariz olarak çocuk olduğu koltuk altı (aksiler) ve cinsel bölge kıl yapısı (pubik) ile meme tomurcuklanmasından anlaşılabiliyor olsa da, kesin yaşını söylemek hiçbir zaman mümkün olmamaktadır. Bununla birlikte18 yaş sınırında olan çocukların değerlendirmesini görsel olarak yapmak çok daha zordur. Ergenlik gelişimi bölgeden bölgeye farklılıklar gösterdiğinden kimi çocuk 18 yaşını doldurmamış olsa da büyükmüş gibi görülmekte, 18 yaşını tamamlamış kimi yetişkin ise hâlâ çocuk gibi görülebilmektedir. Özellikle Orta Asya’daki şahıslar yüz ifadesi ve cinsel bölge gelişimi olarak daha çocuksu gözükmektedir.

Bilişim Suçları Laboratuvarlarında çocuk pornografisi görüntüsü tespiti ancak daha önceden çocuk olduğu kesinleşmiş resimlerle karşılaştırma yapılarak mümkün olabilmektedir. Kolluk kuvvetlerince gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan şahısların sorguları ve elde edilen görüntülerdeki çocukların kimliklerinin belirlenmesi ile çocuğun gerçek yaşının tespit edilmesi sonucunda görüntüler çocuk pornografisi olarak nitelendirilmektedir. Söz konusu görüntülere ait özet bilgiler (hash bilgisi) toplanarak “hash set” adı verilen veri bankalarına aktarılır ve aynı resim başka zamanda, başka bilgisayarda bulunduğunda o bilgisayarın çocuk pornografisi görüntüleri sakladığı net olarak söylenebilir.

Genel olarak yargı makamları tarafından istenilen yaş tahmini talepleri, dünyanın çeşitli bölgelerinde cezai sorumluluk ve hukuki açıdan önem taşıyan yaşlarda ve özellikle 12, 13, 15, 18 yaş gibi yaşlarda yoğunlaşmaktadır. İnternette pornografiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte, ülkelere göre çeşitli farklılıklar olsa da, çocukların yer alıyor olduğundan şüphelenilen pornografik görüntülerde bulunan kişilerin 18 yaş altında olup olmadıklarının belirlenmesi en önemli konulardan biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Mevcut durumda, dijital ortamdaki görüntülerden yaş tayini, yeni bir ihtiyaç olduğundan ve henüz böyle bir tespiti yapabilen herhangi bir cihaz mevcut olmadığından ve en önemlisi de, incelenecek olan pornografik görüntülerdeki kişiler fiziksel olarak uzmanın yanında olmadığında, suç ve suçlunun tespit ve ispatını sağlaması gereken soruşturmacılar ve hukukçular, bu gibi görüntülerdeki kişinin yaşının tespiti için bilirkişilerin görüşlerine başvurmaktadır. Bununla birlikte, mevcut durumda, çocuk pornografisi suçlarıyla ilgili olarak ağırlıklı olarak polis, jandarma veya bilişimcilerden seçilen bilirkişilerce, bu tip görüntüler üzerinden yapılan yaş tespitleri, yalnızca görüntülere bakarak ve herhangi bir yönteme dayanmayan subjektif ve kişisel yorumlardan öteye gidememekte ve yaş tayin kararları tartışmalı hale gelmektedir.

Gerçek yaşamda, yaş tespiti için çeşitli bilimsel yöntemler kullanılmakta olup genel olarak gerçek yaşamda bir kişinin yaş tespitinde somut göstergelere dayandırılabilmektedir. Ancak çocuk pornografisi suçlarında ele geçen dijital görüntülerde yer alan ve 18 yaş altında olduğundan şüphelenilen kişilerin yaş tespitinde, gerçek yaşamdaki yaş tespitlerinin uygulanmasının ne derece mümkün olup olmadığının anlaşılması için mevcut durumdaki yaş tespit yöntemlerinin ele alınması gerekmektedir.

Fiziki Yaş Tespiti Yöntemleri:

İnsanın yaşı, tıpkı cinsiyet, boy, vücut ağırlığı, saç, cilt, göz rengi, parmak izi, kemik ve dişler gibi bireyin tıbbi kimliğini oluşturan fiziksel yapılardan biridir. Gerçek yaşamda, yaş tayininde en sık olarak radyolojik ve morfolojik yöntemler kullanılmaktadır. Radyolojik yöntem röntgen ışınlarıyla kemiklerin filminin çekilmesiyle yaş tespiti yapılmasını sağlarken, morfolojik yöntem ileri düzeyde bozulmuş vücut kalıntılarından yaş tespiti yapılmasına çalışır.

Kemik Yaşına Dayalı Yaş Tespiti:

Kemik yaşı; standartların oluşturulduğu çocukların belirli bir derecede iskelet gelişimini genellikle yakaladıkları kronolojik yaş olarak tarif edilebilir. Başka bir deyişle, röntgenografik olarak gözlemlenen kemik gelişiminin o düzeyin genellikle kazanıldığı kronolojik yaş olarak belirtilmesidir. Kemik yaşı, kemik büyümesini değil, kemik olgunlaşmasını gösterir. Bu nedenle iskeletteki kemikleşme durumuna bakılarak değerlendirilir.

Kemik yaşı ölçümü bazı endokrin hastalıkların tanısında ve tedavilerinin izlenmesinde gereklidir; fetal olgunluğun saptanmasında da kullanılır. Kemik yaşı ölçümünün temel yöntemi, şahsın kronolojik yaşına uygun bölgelerin röntgenogramlarını  elde ederek kemikleşme merkezlerinin görülmesinin, kaynaşmasının veya olgunlaşma kıstaslarının araştırılmasıdır. Sağlıklı kimselerin kronolojik yaşlarına göre belirli standartlar saptanmıştır. Kemik olgunlaşması herediter, bireysel, cinsel ve toplumsal faktörler ve sosyo-ekonomik duruma göre değişiklik gösterdiğinden bu standartlar her ülkeye göre değişir.

Uzun kemiklerin kemikleşme odaklarının görülmesi ve birleşme kıkırdaklarının radyolojik olarak incelenmesi ile tespit edilir. Kemik yaşının belirlenmesi ilk 3 ayda diz ve ayak kemiklerinin, daha büyüklerde el ve el bileği kemiklerinin radyolojik olarak incelenmesi ile yapılır. Kemikleşme merkezlerinin ortaya çıkışı ve gelişimi belirli bir sıra izler. Kemiklerin gelişimini tamamlaması bazı faktörlere bağlıdır; bu farklılık erkek ve kız çocuklarında olduğu gibi aynı yaştaki kişilerde kemikleşmenin erken veya geç oluşmasından da ileri gelmektedir. 22-25 yaşları arasında kesin yaşı tespit etmeye imkân yoktur, ancak 25 yaşında kuyruk sokumu kemiği son vertebrası ile üstündeki vertebra arası birleşmeye başladığında kişi 25 yaşında dendiği gibi, tam birleşmiş ise 25 yaşının üstündedir denecektir.

Belirtildiği üzere kemiklerde yaş tespiti vücudun belli kemiklerinin röntgen tetkikleri ile yapılmaktadır. Bu yöntem, yaş tayini yapılacak kişinin uzmanın yanında bulunmasını gerektirmekte olup, yöntemin dijital ortamdaki görüntülere uygulanabilirliği bulunmamaktadır.

Ciltteki ve yüzdeki Değişikliklerden Yaş Tespiti:  

Yüzdeki büyüme etkileri, esas olarak kemik hareketleri ve büyüme ile ve deriyle alakalı deformasyonlarla ilişkilendirilir, ki bunlar da kırışıklıklar ve kas gücünün azalmasına bağlanır. Genelde kemik büyümesi çocuklukta gerçekleşirken, yetişkinlik yaşlarında yaşla akalı en yoğun deformasyonlar, doku değişikliklerine bağlantılıdır. Yaşla ilgili özelliklerin yüzde gözlenmesi insanlara birbirilerinin yüzlerine bakarak yaşlarını tahmin etme imkanı sunar. Ancak insanların yaş tespitlerinde pek de o kadar doğru tespitlerde bulunamadığı bu nedenle yüzden otomatik yaş tespiti metodları geliştirmenin cazip bir yön olacağı sonucuna varılmıştır. Ciltteki kırışıklıklar, cildin rengi, görünümü vb özelliklerden yola çıkılarak da yaş tayini yapılabilmektedir .

Araştırmalara göre, çocukların resimlerinden yapılan yaş tahmini, büyüklerin resimlerine bakılarak yapılan yaş tahminlerinden daha isabetli sonuçlar vermektedir. İleri yaştaki yetişkinlerdeki yüz kırışıklıkları yetişkinlerdeki yüz kırışıklıklarından daha çoktur ve belirgindir. Yüzdeki yaş değişimleri, kemik hareketleri, olgunlaşma ve ciltteki deformasyonlarla kendini gösterir. Yetişkinlerin yaş değişimleri ise kasların gücündeki azalma ile ilgilidir. 30-40’lı yaşlardan sonra da kırışıklıklar başlamaktadır. Ancak dijital ortamdaki pornografik görüntülerin birçoğundaki şahısların yüzleri, ya hiç görünmemektedir ya da yüzlerini net gösterecek şekilde kayıt yapılmamıştır. Ayrıca makyaj, saç yapımı, ışık ve ilave yanıltıcı unsurlar mevcuttur. Yüzden yaş tespiti yapılabilmesi için yüzün yakından çekilmiş olması ve yüzdeki oransal açıdan önemi olan alanların net çekilmiş olması gerekir. Bu yöntem, yaş tayini yapılacak kişinin uzmanın yanında bulunmasını gerektirmekte olup, yöntemin dijital ortamdaki görüntülere uygulanabilirliği bulunmamaktadır.

 

Büyüme-Gelişme ve Ergenlik Göstergelerine Dayalı Yaş Tespiti:

Büyüme, vücut hacminin ve kitlesinin artmasını, gelişme (olgunlaşma) ise biyolojik işlevlerin kazanılmasını ifade eder . Özellikle büyüme ve gelişme konusunda mevcut olan antropometrik ölçümler bu konuda iyi bir referans olmaktadır. İnsanda büyüme ve gelişme özellikleri, çok çeşitli aşamalardan geçer ve normal şartlarda somut göstergelerle birlikte vücudumuzda meydana gelen fiziksel değişimlerle ilerleme gösterir. Özellikle, ergenlik ve sonrasında bedenimizde görünür şekilde meydana gelen fiziksel değişimler, kişinin hangi yaşta ya da yaş aralığında bulunabileceği konusunda önemli deliller sunmaktadır. Örnek; adolesanlık sürecindeki bir kişinin yüzünde şekil ve büyüklük değişimleri gerçekleşir; özellikle alın, çene, burun büyür .

İnsanda doğum sonrası(postnatal) büyüme uzun bir dönemdir ve 5 safhaya ayrılarak incelenmektedir.

Çocuk pornografisi vakalarında yaş tespiti açısından bakıldığında bu dönemlerden özellikle adolesan dönem önem arz etmektedir. Çünkü laboratuar incelemelerinde görülmektedir ki pornografik görüntülerde yaşı bilinmeyen ve çocuk olabileceğinden şüphelenilen kişiler adolesan dönemde kişiler olmaktadır.

 

 

 

Dönem

 

Yaş aralığı
Bebeklik dönemi

 

0 ila 2,5-3 yaş
Çocukluk dönemi

 

2,5 ila 6-7 yaş
Juvenil dönemi

 

Kızlar 7 ila 10; Erkekler 7 ila 12 yaş
Adölesan dönemi Püberte ile başlar, pübertenin başlangıcından itibaren 5 ila 10 yıl sürebilir. (Genellikle kızlarda 10-16; erkeklerde 12-18 yaş arası dönemdir) Yetişkinlik
Yetişkinlik dönemi

 

İskelet gelişiminin durmasıyla başlar yaşlılığa kadar devam eder

Tablo 1: Doğum sonrası büyüme-gelişme aşamaları ve yaklaşık olarak karşılık geldiği yaşlar.

 

Gözdeki Değişikliklerden Yaş Tespiti:

Bu yöntem, yarım yüzyıl önce atmosferde gerçekleştirilen nükleer silah testlerinin beklenmedik bir yan ürünü olarak ortaya çıkmaktadır. Patlamaların ürettiği karbon izotopu gözlerde kalmış durumdadır  ve yıldan yıla azalmaktadır. Bu sayede göz merceğine bakarak karbon ölçümü yapılmak suretiyle kurbanın yaşının tanımlanmasında yardımcı olmaktadır. Göz merceğindeki karbon izotopu (C-14) miktarı ile yapılan ölçüm, adli tıpçılar için kişinin yaşını yüksek doğrulukta verebilmektedir.

Gözden yararlanarak yaş tayini yapılması uygulamasına diğer bir örnek ise Japonya’da geliştirilmekte olan sigara otomatlarıdır.  Bu makineler, yaşı küçük olanların sigara almasını önlemek amacıyla satıştan önce müşterinin yaşını belirleyecek şekilde tasarlanmaktadır. Fujitaka şirketinin makinelere yerleştirdiği dijital kamera sayesinde, müşterilerin yüzündeki, özellikle göz çevresindeki kırışıklıklar, kemik yapısı ve deride sarkmalar incelendikten sonra yaşın tespit edilmesi amaçlanmaktadır.  Ancak bu sistemin dezavantajı, Japonya, Kore gibi birkaç ülkedeki insanların büyüme ve gelişme özelliklerini değerlendirebilmesidir. Mevcut haliyle sistem, dünya üzerindeki tüm toplumları değerlendirebilecek durumda değildir.

Bu yöntem, yaş tayini yapılacak kişinin uzmanın yanında bulunmasını gerektirmekte olup, yöntemin dijital ortamdaki görüntülere uygulanabilirliği bulunmamaktadır.

Dişlerin Durumuna Bağlı Yaş Tespiti:

Çocuklarda dişlerden yaş tayini zor değildir. Çocukların süt dişlerinin sürme ve dökülme zamanlarına göre yaş tespiti yapılmaktadır. Dişlerden yararlanarak, yaş tayini yapılması, görüntü analiz sistemi yardımıyla, kök şeffaflığının hesaplanmasında uygulanan uzunluk ve alan ölçümü tekniklerinin yaş tespitinde kullanabilirliğinin karşılaştırılmasıdır. Özellikle diş eğikliği ve çene bozukluklarını inceleyen ortodontistler bu yöntemden yararlanmaktadır. Yaş tahmini ortodontik tedavilerde de kullanılmakta ve çocukların gerçek yaşını belirleyerek tedavinin zamanlamasının doğru yapılması amaçlanmaktadır. Bu yöntem, yaş tayini yapılacak kişinin uzmanın yanında bulunmasını gerektirmekte olup, yöntemin dijital ortamdaki görüntülere uygulanabilirliği bulunmamaktadır.

Bilgisayar Programıyla Yaş Tespiti:

Bir kişinin yüzünün yakından ve yüksek çözünürlükte fotoğrafının çekilerek ve sonrasında yazılımsal algoritmalardan geçirmek suretiyle yaş tespitinin yapılmasına yönelik bilimsel araştırmalar devam etmektedir. Mevcut durum itibariyle, bu yöntemin çocuk pornografisi görüntülerindeki delillendirme için güvenilir sonuçlar veremediği görülmektedir. Buna karşılık, bu yönde araştırmaların devam edilmesinin ilerleyen yıllarda daha doğru sonuçlar elde edilmesini sağlayabileceği değerlendirilmektedir.

Bu yöntem, henüz gerçek yaşamda çocuk pornografisi incelemelerinde kullanılacak düzeyde olmadığı gibi yaş tespiti yapılacak kişinin yüzünün çok yakından ve çok net bir fotoğrafının çekilmesini gerektirdiğinden böyle bir fotoğrafın çekilebilmesi için de yaş tespiti yapılacak kişinin orada bulunması gerekmektedir. Oysaki çocuk pornografisi suçlarına ilişkin olarak incelenen görüntülerde kişinin yüzü, kimi zaman kısmen görünebilmekte, kimi zaman da ışık, çekim açısı gibi teknik nedenlerle net olarak görünememekte, kimi zaman da özellikle hiç gösterilmemektedir. Bu nedenle yazılımsal yaş tespit yöntemi de çocuk pornografisi suçlarında yaş tespiti için kullanılabilir bir yöntem değildir.

Görüldüğü gibi, mevcut durumda yaş tayini için yukarıda belirtilen yöntemlerin “büyüme gelişme göstergelerine dayalı yaş tespit” yöntemi dışındakilerin hepsi, yaş tayini yapılacak kişinin, fiziksel olarak uzmanın yanında olmasını ve kişinin vücudu üzerinde bir takım ölçümler ve işlemler yapılmasını gerektirmektedir. Oysa ki, çocuk pornografisi suçlarına ilişkin olarak ele geçirilen ve incelemeye tabi tutulan görüntülerdeki kişiler gerçekte elimizde mevcut değildir.

Diğer yandan, çocuk pornografisi olaylarında delillendirme için üzerinde çalışabilecek olan tek şey ekrandaki bir resim veya video görüntüsüdür. Bu nedenle görüntülerden kişilerin kemik, diş, göz veya cildi üzerinde inceleme yapmak veya kemik gelişimlerini analiz etme imkanı bulunmamaktadır.

 

Sonuç:

Bu çalışmada belirtilen ve gerçek yaşamda kullanılan yaş tespit yöntemlerinin, dijital ortamdaki pornografik görüntülerdeki kişilerin yaş tespiti için de uygulanıp uygulanamayacağı veya hangilerinin uygulanabileceği konusunda ulaşılan sonuçları aşağıdaki tabloda ifade etmek mümkündür.

Gerçek yaşamdaki yaş tespit yöntemleri Pornografik görüntülerden yaş tespiti için uygulanabilirliği
Kemiklerin gelişme durumuna dayalı yaş tespiti Uygulanamaz
Ciltteki değişikliklere dayalı yaş tespiti Uygulanamaz
Büyüme gelişme göstergelerine dayalı yaş tespiti Uygulanabilir

 

Gözdeki değişikliklere dayalı yaş tespiti Uygulanamaz
Dişlerdeki değişikliklere dayalı yaş tespiti Uygulanamaz
Bilgisayar programıyla yaş tespiti Uygulanamaz

Tablo 2: Yaş tayini yöntemleri ve bu yöntemlerin görüntülerdeki kişilerin yaş tespitinde kullanılabilir olup olmadığı.

Ayrıca, gerçek yaşamda kullanılan yaş tespit yöntemleri ve bunların dijital ortamdaki pornografik görüntülerde yer alan ve 18 yaşının altında olabileceğinden şüphelenilen kişilerin yaş tespiti sürecine uygulanabilirliği açısından ulaşılan sonuçlar aşağıda belirtilmiştir:

  1. a) Sadece ekrana bakarak pornografik görüntüdeki bir kişinin yaşının tespit edilmesi doğru bir tespit olmayıp, subjektif bir yorumdan öteye geçememektedir. Çünkü insanlar bir kişinin yalnızca resmine bakarak yaptığı yaş tahminlerinde yanılabilmektedir.
  2. b) Çocuk pornografisi suçlarının soruşturmalarında ve delillendirilmesinde, pornografik görüntüde yer alan ve 15-16-17-18 yaşlarından herhangi birinde olma ihtimalinin söz konusu olduğu bir kişinin yaş tespiti süreci çok daha zor ve önemli olmaktadır. Çünkü kişinin 18 yaşında olduğu, diğer bir ifadeyle çocuk olmadığı değerlendirilir ise şüpheli serbest kalacak, 17 yaşında olduğu değerlendirilir ise şüpheli kişi, çocuk pornografisi bulundurmak suçundan cezalandırılacaktır. Yargının verdiği ceza haricinde ayrıca toplumda da sosyal açından da son derece ciddi ağır sosyal ve psikolojik yaptırımlara maruz kalabilecektir. Bu kadar dar bir yaş aralığında ve yanılma payının yüksek olduğu bir durumda, somut göstergelere dayandırılmadığı sürece pornografik görüntüdeki kişinin çocuk olduğu tespitinde

Yanlış yaş tespiti vakalarına ülkemizden ve yurtdışında yaşanan birer örnek verelim.

Örnek 1:Tarsus ilçesinde bir suç iddiasına ilişkin olarak bir şahsın cep telefonuna el konulmuş ve telefon içeriği incelenerek delil bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Telefonun incelenmesi neticesinde hazırlanan raporda, cep telefonun hafıza kartında çocuk pornosu görüntüleri bulundurulduğu belirtilmiştir.  Rapordaki bu ifadelerle, telefon sahibi, TCK 226. maddeye göre çocuk pornografisi bulundurma suçlamasıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Raporun sonuç kısmı aşağıda görülmektedir.

Resim 1: Raporun sonuç kısmı

Ancak, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı, doğrudan dava açmadan önce raporda çocuk pornografisi olduğu belirtilen videonun gerçekten çocuk pornografisi olup olmadığını teyit etmek amacıyla videoyu bir CD içerisinde Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı’na göndermiştir.

 

Resim 2: Ankara Kriminal Polis Laboratuarından inceleme talebi yazısı.

 

Gönderilen CD, Ankara Kriminal Polis Laboratuarında incelendiğinde video dosyasında yetişkin bir erkek ile yaşı küçük olabilecek uzakdoğulu bir kızın pornografik görüntülerinin yer aldığı görülmüştür.

Laboratuarda görüntülerdeki kızın yaşı konusunda sadece kişisel yorumlardan ibaret olan bir yaş tespitinden bulunmak yerine, görüntüdeki kişideki büyüme gelişme göstergelerini esas alan yaş tespit yöntemi uygulanmıştır. Buna çerçevede laboratuarda, fizik antropolog ve dijital görüntü uzmanlarınca büyüme gelişme göstergelerine dayalı olarak detaylı bir inceleme yapılmış ve inceleme sonucunda kişinin püberte dönemini tamamlanmış olduğuna ilişkin birçok göstergenin mevcut olduğun ancak ilginç bir şekilde meme gelişiminin hiç başlamamış olduğu görülmüştür.

Ancak normal şartlarda büyüme gelişme göstergelerinin olgunlaşma açısından bir paralellik ve tutarlılık göstermesi gerektiği, söz konusu durumun olağan büyüme-gelişmeden farklı bir durum sergilediği, Tanner’ın cinsel olgunlaşma aşamalarından da farklı olduğu görülmüştür. Ancak bazı yetişkin kızlarda tüm büyüme-gelişme göstergelerinin gelişimini tamamladığı halde sadece meme gelişiminde hiç bir gelişim görülmemesi(düz-göğüslülük) durumunun olabildiği göz önüne alınarak pornografik videodaki kişide tamamlanmış olduğu görülen diğer büyüme gelişme göstergelerinin kendi arasında tutarlılık arz etmesine bağlı olarak, yaş tahmininde meme gelişiminin başlamaması değil diğer büyüme-gelişme göstergeleri esas alınmıştır.

Sonuç olarak, görüntüdeki kişinin çocuk da yetişkin de olabileceği ancak her halükarda %100 kesinlikte ve şüphe götürmez şekilde çocuk olduğunun belirtilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.

Bu arada videonun profesyonel bir stüdyo ortamında çekildiğine ilişkin bulguların da mevcut olduğu, videonun ilk saniyelerinde oyuncu adları ve bölüm isminin ekrana geldiği görülmüştür. Bu bilgilerden de yola çıkarak ilave araştırmalar yapılmış ve incelemeye konu pornografik videonun aslında bir yetişkin porno filminin 3. sahnesi olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca videonun ait olduğu filmin adı, çekim tarihi, oyuncu isimleri, oyuncuların diğer filmleri(filmografileri) tespit edilmiştir. Bu bilgilere göre, telefon incelemesi raporunda çocuk denilen kişinin Kitty Jung adlı Kore’li bir porno oyuncusu olduğu, filmin 2003 yılında çekilen “The Babysitter 14” isimli yasal bir yetişkin porno filmi olduğu ve görüntüdeki kadın oyuncunun filmin çekildiği 2003 yılında 19 yaşında olduğu

Resim 3: ‘Kitty Jung’ adlı oyuncu

Sonuç olarak, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarında büyümegelişme göstergelerini esas alan bir yaş tespiti incelemesi yapılmış ve görüntüdeki kişinin “kesin çocuk” olduğu belirtilemeyeceği şeklinde ulaşılan kanaat, tespit edilen ilave bilgilerle daha da güçlenerek kişinin. “çocuk olmadığı” değerlendirmesine dönüşmüştür. Böylece, hatalı yaş tespitinden dolayı, bir kişinin yanlış yere çocuk pornografisi suçuyla suçlanıp cezalandırılması gibi büyük bir adli hata önlenmiş oldu.

Sonuç olarak, çocuk pornografisi vakalarında yaş tahmininin amacı pornografik bir görüntüdeki yaşı bilinmeyen kişiye kesin bir takvim yaşı tayin etmeye çalışmak olmamalıdır. Çünkü insanların büyüme ve gelişmesi kesin yaş verilemeyecek kadar değişkendir.

Hukukta özellikle de ceza hukukunda delillendirmenin, şüphe götürmez şekilde gerçeği ortaya koyması gerekmektedir. Aksi takdirde, pornografik görüntüdeki kişinin çocuk olduğu şüphe götürmez şekilde kesin olarak ortaya konulamıyorsa, görüntüdeki kişinin yetişkin olma ihtimali de söz konusu olabileceğinden görüntülerdeki kişilerin kesin çocuk olduğu ifadesinden kaçınılmalıdır.

Kader DEMİRCİ

FATİH MAH. TEŞKİLATLANMA VE BİRİM BAŞKANI